İbrahim Yardım

İbrahim Yardım

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

EV HANIMLARI

A+A-

 

Ev hanımları potansiyellerini açığa çıkarmalı

 

Toplumda kadınların önemli bir kısmı ev hanımlarıdır. Ev hanımları herhangi bir alanda çalışmayan, himmetlerini tamamıyla evlerinin içine ve düzenine vermiş, çocuklarının duyuşsal ve bilişsel anlamda sağlıklı yetişmesi için vakitlerinin büyük bir kısmını onların terbiyesine ayırmış fedakâr annelerdir.

 

Ev hanımlarının aile hayatında dâhiliye müdürü olmak hasiyetiyle kocasının bütün malına, evladına ve her şeyine bir muhafaza memuru olması gerçekten çok önemli bir husustur. Özellikle çocuk terbiyesinde annelerin önemi büyüktür. Hatta Bediüzzaman “evet insanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi onun validesidir” demektedir.

 

Yapılan araştırmalar ise gösteriyor ki[1]; çocuk gelişiminde, eğitiminde ve değerlerin yüklenmesinde onları en çok etkileyen, aldıkları telkinleri ve manevi dersleri hayatlarında çekirdek-i esasiye hükmüne getiren ve onların bütün hayatını şekillendiren en önemli öğe annelerdir. Şüphesiz, ev hanımlarının bu derece etkili bir misyonunun bulunması onlara birtakım sorumlulukları beraberinde getirecektir.

 

Ev hanımlarında görülen önemli bir varta, onların bu derece önemli vazifeleri varken içlerindeki potansiyeli açığa çıkaramamalarıdır. Ev hanımlarının en çok içine düştükleri kıskaç; televizyonlar, ev işleri ve dedikodu zeminidir. Bu durum kadınlarımızın körelmelerini, değişime uzak kalmalarını, kendilerini yenileyememelerini, eğitimden yoksun olmalarını netice vermektedir.

 

Bugün toplum olarak, televizyonda yayınlanan evlendirme programlarından, aldatma temasının da vurgulandığı pembe dizilerden rahatsızlığını belirtmeyen pek nadir kimse çıkar. Hemen herkes bu içerikteki programları meşru görmediğini vurgulayarak rahatsızlığını belirtmektedir. Ev hanımlarının vakitlerinin büyük bir kısmını televizyona ayırdığı varsayıldığında onların nasıl bir kıskacın içine girdiğini düşünmek dahi korkutmaktadır. Televizyonlarla ilgili vartalar kısmında bu konuya yeteri kadar değinildiğinden burada yalnız ev hanımlarının bu olumsuz vakıadan aldıkları hisselere temas edilmiştir.

 

Evet, televizyon ev hanımlarının âleminde gayet kuvvetli derecede tesir etmektedir. Televizyon programlarında akşama kadar Anadolu toplumunun kültürel yapısına ters yaşantılara şahit olan hanımlar bu yanlışlığı kendi yaşantılarına da aksettirmektedirler. Evlendirme programlarındaki vahim hadiselerin benzerinin sıklıkla görülmesi, aldatmaların artması, karı-koca arasındaki tartışmalar, boşanmalar, harice özentiler bunun göstergesidir. Bu bakımdan televizyon, ev hanımları için tehdit oluşturmaktadır. Bu duruma kayıtsız kalınmamalı, önlemler alınmalıdır.

 

Hanımlar için ifade edilen bir başka varta dedikodu zeminidir. Vakti müsait olan kadınlarımız sabah kahvesi, öyle pastası, ikindi çayı gibi türlü vesilelerle bir araya gelip sohbet etmektedirler. Sohbetin içeriği gayesiz, maksatsız, sadece cerbezeye, gıybete ve dedikoduya dönük ise bu durum ev hanımlarının öncelikle kendilerine, sonra milletin selametine verdikleri bir zarardır. Çünkü böylesi dar görüşler ve düşüncelerin bataklığına saplanan annelerin ufukları daralır, körelir.

 

Böyle bir hataya düşülme sebebi, Bediüzzaman’ın da belirttiği üzere bir gayenin yoksunluğu veya unutulmasıdır. Çünkü; “gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyan veya tenasi edilse; ezhan enelere dönüp, etrafında gezerler.” Sonrasında “falan bana bunu dedi, filan şöyle yaptı, bu niye böyle?” gibi kısır döngüler başlar. Bu durumdan kurtulmanın çaresi; ev hanımlarının daha ulvi vazifeleri omuzlaması, ilim ve irfanla meşgul olmaları ve ortak gayeler için toplanan daha nezih ve istifadeli arkadaşlardan mürekkep bir camiaya gönül vermeleridir veyahut bu özelliklere münhasır çevreyi kurmaktır.

 

Son olarak; ev hanımları ev işlerinin (temizlik, yemek, bulaşık, çocuk bakımı...) yoğunluğundan dolayı kişisel gelişimlerini aksatmakta, içindeki potansiyeli yok etmektedir. Elbette ev hanımlarının yapmış olduğu bu fedakârlık çok mühim bir hizmettir. Hatta çalışan kadınların bu vazifeleri yeterince yerine getirememiş olması, beylerini ve çocuklarını çok ciddi bir şekilde sıkıntıya sokabilmektedir.

 

Ev hanımlarının bu vazifeleri görmeleri onların önemini ve değerini de ortaya koymaktadır. Çünkü kadınların sosyal sorumluluğu öncelikli olarak evi geçindirmeleri, eve para getirmeleri değil; himmetlerini yuvalarına hasredip çocuklarıyla yeterince vakit geçirmeleridir. Bu bakımdan, burada asıl vurgulanmak istenen ev hanımlarının ifa ettikleri hizmetin ehemmiyetsizliği değil; ev işlerinde boğularak kendi gelişimlerini baltalamalarıdır.

 

Çoğunlukla hanımlardan duyulan şikâyet veya görülen problem gelişimleri için herhangi bir gayretin olmaması ve işlerinin yoğunluğu gerekçesiyle kişisel gelişimlerine vakit ayıramamalarıdır. Osmanlı tarihindeki hanımları düşünelim. Tüm zor şartlara rağmen yetiştirdikleri çocuklar birer edep abidesi olurken, hem ev işleriyle hem ilim ve irfanla uğraşmışlar, hem de el işlemeleri, telkari, tezhip ve nakış gibi sanat eserleri üretebilmişlerdir.

 

Günümüz toplumunda ev hanımlarının da eğitsel faaliyetlerle donanması, belki bir hobi niteliğinde sanatla meşgul olmaları ve bilgi toplumunun gereği olarak bilişim teknolojilerine entegre olmaları beklenir. Aksi takdirde kadınlarımızı yozlaşmaya doğru götüren kıskaçtan kurtulmak zor olacaktır.

 

Sonuç olarak; ev hanımlarını ataletten, umursamazlıktan, dedikodudan, geri kalmışlıktan ve iş yoğunluğunda boğulmaktan kurtarmak ve gelişimlerini desteklemek için bahsi geçen önerilere dikkat etmekte fayda vardır. Nitelikli bir çevrede bulunmak, önemli bir vazife üstlenmek ve kitap okumak atılacak en önemli adımdır.

 

[1] Konuyla ilgili olarak “Özkan, F., Tösten, R. (2011). İlköğretim I. Kademe Öğrencilere Dini Değerlerin Kazandırılmasında Ailenin Etkisi: Diyarbakır İli Örneği. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Değerler Eğitimi Sempozyumu (26-28 Ekim), Eskişehir” adlı çalışmaya bakılabilir.

Bu yazı toplam 1711 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.