1. YAZARLAR

  2. Şahin DOĞAN

  3. Hezilin Çığlığı Mamak’ta Yoldaşının Yüreğine Düştü 2
Şahin DOĞAN

Şahin DOĞAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Hezilin Çığlığı Mamak’ta Yoldaşının Yüreğine Düştü 2

A+A-

Çocukken arkadaşlarımla birlikte Tuzluçayır’dan Mamak tren istasyonuna inerdik, yanımızda getirdiğimiz çivileri rayların üzerine koyar, trenin geçmesini beklerdik. Tren çivilerin üzerinden geçtikten sonra rayların üzerinden yamyassı olmuş, artık çividen eser kalmayan, neredeyse keskin bıçağa dönüşmüş çivileri alır oynardık. Çocukça bir heves işte… Şimdi sistem de bizim üzerimizden böyle geçerek oynamak istiyordu. Canımız acıyor, ruhumuz yaralanıyordu. Bu oyunda kimimiz un ufak olduk, kimimiz de çakıl taşı…

   Mamak’ta günler günleri kovalarken gözüm gazetedeki bir habere ilişti. İçime birden bir kasvet çöktü. İçimde sanki bir boşluk oluştu. Donup kaldım. Hezil Çayını geçerken boğulanların haberini veriyordu gazete. Boğulanların bedenleri Hezil’in kıyısına yan yana sıralanmıştı.   Çok etkilenmiştim. Her gün bu tarz kara haberleri alıyorduk. Ancak hiç biri beni bu kadar sarsmamıştı. Yatağa uzandım. Suskunluğa büründüm. Uzun bir süre bu dünyada değildim. Betim benzim atmıştı. Bendeki bu değişikliği fark eden diğer sol örgütten yargılanan arkadaşların dikkatini çekmiş olacak ki, ne oldu hasta mısın diye sordular, ısrarları üzerine gazetedeki haberin beni çok etkilediğini söyledim. O gün yediğim copların acısını bile hissetmedim. Ruhumdaki acının ağırlığı, ellerime vurulan copları hissettirmemişti.

           Bu haberden yaklaşık iki yıl sonra; Diyarbakır zindanında yatan Metin arkadaş Mamak zindanına getirildi. Bir süre sonra 43 gün süren AG ve ÖO başladı. 3. Koğuşta kalanları başka koğuşlara dağıttılar. Koğuşta sadece yataklar kaldı. Her koğuştan seçtikleri kişileri özel olarak hazırlanan 3. Koğuşta bir araya getirdiler. Açlık grevinde aynı koğuşta Metinle bir araya geldiğimde, ortak tanığımız arkadaşlar üzerine sohbetler yaptık. Şahin Kılavuz’un yaşamını nasıl yitirdiğini anlattı. Nasıl şehit olduğunu sorduğumda; bir gurup arkadaşla Hezil Çayını geçerken onlara kılavuzluk eden kişinin ihaneti sonucu, çatışmanın çıktığını, geri çekilmek zorunda kaldıklarını, teker teker suya girdiklerini ve Hezil’in bir kişi dışında, hepsini alıp yuttuğunu anlattı. Gazetede çıkan o haber, o fotoğraf sevgili arkadaşımın, dostumun, yoldaşımın bir ihanet sonucu trajik bir olayda, yaşamını nasıl kaybettiğinin haberini veriyormuş aslında.

            Şahin’le tanışmamız, çocukluk günlerine kadar uzanıyordu. Lise yılların da tanışmış, aramızda kopmaz bir bağlılık oluşmuştu. Birbirimizi çok iyi anlıyor ve doğru yönlendirebiliyorduk. Adeta ayrılmaz ikili gibiydik. Herhangi birimizin cebinde para olsa tek başımıza gidip harcayamazdık. Yediğimiz boğazımızdan geçmezdi. Ayrılmaz ikili olduğumuz için bizi kardeş sananlar bile olurdu. Şahinle arkadaşlık, dostluk ilişkilerimiz kardeşlikten de öteydi. Okuduğu kitapları tartışır, daha iyi anlamaya çalışırdı. ‘Önce devrimci teoriyi iyi öğrenmek gerekir’ derdi. Sosyalizm teorisini öğrenmeden siyasal tercihini hemen yapmak istemezdi. Siyasal, örgütsel tercihlere daha uzun vadeli bakar, kararını verdikten sonra arkasında sağlam durmak gerekir gözüyle bakardı. O dönemde birçok siyasal gurup ortaya çıkıyordu. Aramızda bunları değerlendirir, şimdilik herhangi birinin safında yer almanın erken olduğuna karar verir, devrimci teoriyi daha derinlemesine öğrenmemiz gerekir sonucuna varırdık.

 

Bu yazı toplam 576 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.