1. YAZARLAR

  2. NACİ SAPAN

  3. Barış süreci ve kent değerleri
NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Barış süreci ve kent değerleri

A+A-

DSİ binasının 49 yıllığına kiraya verilerek cemaat yolculuğuna çıkarılması ile ilgili defalarca haber ve köşe yazdım. Maalesef sonuç değişmedi. İşin ilginç tarafı, koruma kurulu tarafından nitelikli mimarlık örneği taşıdığı için ‘koruma’ altına alınan yerleşkenin bu koruması da kaldırılmış, kiraya verilmesi için zemin oluşturulmuş, sonra peşkeş çekilmiş.

 

Kente ait bu değerli yerleşkeyi ucuz rakama 49 yıllığına kiralayan vakfın hangi özelliğinden dolayı burayı kapattığını merak ediyoruz!

 

Koruma kararını da kaldırtacak kadar bir maharetinde işin içine girmiş olması doğal olarak kafa karıştırıyor. Vakfın Gülen cemaatine yakınlığından söz ediliyor. Yani vicdanla cüzdan arasında yolculuk yapan o bildik kesim. Her türlü faaliyeti devletin, milletin sırtına basarak gerçekleştiren, bunu da Allah için yaptıklarını yutturan kesim. Kendi ceplerinden beş kuruş harcamayan, bu tür yerlerden gelen akarları, vicdanı bir tarafa bırakıp cüzdanla buluşturan kesim.

 

Ne yapacaklarmış?

Okul, falan filan.

Kendi paraları ile yer alıp yapsınlar, bir diyeceğimiz yok.

Devlete, millete, kente ait yerleri ne diye kapatıyorlar.

Diyarbakır’ın yararına bir düşünce varsa, burada yaşayan, okul, eğitim işiyle uğraşan sayısız insan var.

Yapılsın bir ihale, rekabet koşulları oluşturulsun, gerçek değeri üzerinden kiralansın yâda satılsın.

Bunların hiç biri olmuyorsa belediyelere devredilsin.

Hiç olmazsa o alan halkın ve kentin yararına denk gelecek şekilde değerlendirilir.

Buyurun durumu masaya yatıralım!

**

Aile sayısı artar mı?

Çocukları dağa giden yâda götürülen ailelerin oturma eylemi, dünya çocuk günü olması nedeniyle 1 Haziran’a uzadı. Bu arada sayıda arttı.

İki aileyle başlayan eylemin boyutunun büyüyerek 47 aileye ulaşmış olmasını çok yönlü değerlendirmek gerekir.

Durum, aile sayısının artacağını gösteriyor. Bir yılı aşkın bir süredir devam eden çözüm sürecinin sonuçları olarak algılamamız gereken bu eylem biçimi, ilk olması nedeniyle devlet açısından da PKK açısından analiz edilmesi gerekiyor. 30 yıllık savaş ve çatışma ortamının tanıkları olan aileler, barış ve çözüm süreci olarak kendilerine sunulan mevcut durumun devam etmesini istiyor, çocuklarının ölmesini istemiyor.

 

Bu nedenle; Barış ve çözüm süreci sunumu yapan tarafların, yeni durumu gözden geçirmelerinin sonucu mutlaka toplumsal faydaya hitap etmelidir.  Yurttaş, ‘savaş’ tan ziyade ‘Barış’a endeksli bir gelecek umut ediyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 656 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum