1. YAZARLAR

  2. Mümin Ağcakaya

  3. DERSİMİN SOĞUĞU HALA ÜŞÜTÜYOR
Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

DERSİMİN SOĞUĞU HALA ÜŞÜTÜYOR

A+A-

Bu toprakların kadim halkları çok zulüm gördü. Tarihin sayfalarını karıştırdığımızda veya canlı tanıkları dinlediğimizde, insanın kanını donmaması mümkün değil. Hem insanlığın, hem toprağın hem de tarihin kaldıramayacağı kadar ağır. Neredeyse dağlara, taşlara sinmiş; ağıtlara, destanlara sığamayacak kadar zulüm…

Yakın geçmiş tarihe doğru gittiğimizde bile, Ortadoğu coğrafyasında ne kadar çok kırımlar yaşanmış olduğunu görürüz. Hepimize ölümün adı bile soğuk gelir. Ama akla Dersim gelince ölümleri anlamak için soğuk kelimesi yetersizdir. Yanan bedenlerin yüreğine Munzur’un soğuğunun oturduğu yıllardır. Şimdi Dersim için yakılan ağıtları, aynı zamanda insanlığın ağıtı olarak anlamak gerekir.

İnsanlar unutsa da veya unutmaya çalışsa da, tarih unutmuyor. Bir dönem için bastırıldığı sanılan tarihsel gerçekler, demlenerek bir süre sonra tekrar kendisini büyüterek dayatıyor ve tıpkı bumerang gibi kendisini vuruyor. Tarih hem sorguluyor, hem de yargılıyor. Tarihin tanık olduğu istisna sayılacak bu kıyım hala insanların vicdanını kanatıyor. Tarih gereken notu düşüyor. Çünkü tarih affetmiyor.

O dönemin hayatta kalan tanıklarının anlatımları bile insanın tüylerini tiken tiken ediyor. Gaddarlığın nasıl sınır tanımadığına tanık oluyorsun. İnsanların canlarını kurtarmak için sığındığı; her mağaranın, kaya kovuğunun, dere kenarının; onların nasıl mezarı haline dönüştüğünü görüyorsun. Aradan onlu yıllar geçmesine rağmen, onlardan geriye kalan kemiklerin bir kısmının bile yeni çıkması söz konusuyken, kim veya hangi edebiyatçı bu trajediyi nasıl dile getirebilir. Getirse bile ne kadar yeterli olur? Kadınların, çocukların uçurumlardan nasıl atıldığını mı, derelere nasıl döküldüğünü mü, mağaralarda nasıl boğulduğunu mu, silahın dipçikleriyle öldürülmeleri sonucu silahlar zarar görüyor diye sopalarla öldürülmelerini sayfalara veya tuale yansıtması yeterli olur mu?

 

 

Bu yazı toplam 1845 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.