1. YAZARLAR

  2. NACİ SAPAN

  3. İşaret dili ve çözüm süreci
NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

İşaret dili ve çözüm süreci

A+A-

İki yâda üç gün önceydi, bizim gazetenin 3’üncü sayfasında bir haber gördüm. Halk Eğitim Merkezi Ergani ilçesinde işaret dili kursu açmış, ilk etapta 18 kişiyi eğitmeye başlamış. İyi olmuş, önemli ve mutlaka çözülmesi gereken iletişim ve diyalog sorunlarına çözüm bulma çabaları her zaman önemsenmeli, takdirle karşılanmalı.

Daha önce de İşaret dili konusunda benzer bir yazı yazmıştım.

İlham aldım, bir kez daha konuyu tartışalım dedim.

Konu tekrarı huyum yok ama bu ülkede konu tekrarı konusunda hiçbir sıkıntı yok. Kat edilmiş zannettiğimiz mesafelerden çok geri dönmüşlüğümüz olmuştur/oldu da. Konu tekrarı varsa, bizim tekrar hatırlatmalar yapmamızda da bir sıkıntı yok sanırım.

**

Ben diyorum ki;

Kürtler, ana dilde eğitim

Ve de

Kürtçe okul ısrarından vazgeçsin!

İşaret dili okulu açılması konusunda talepte bulunsunlar.

Diyalogdan monolog’a geçelim.

Diyalog sürecinin adı Monolog süreci olsun.

Belki konuşmadan çözüm bulunur sorunlara.

**

Zaten iktidarında yürüttüğü süreç tek taraflı;

‘Ben yaptım, ben yaparım, sen de uy’ tarzında değil mi?’

Hal böyle olunca sözü edilen diyalog sürecinin de zaten çok fazla bir hükmü kalmıyor, bu da var olan sıkıntıların katlanarak büyüyeceğine işaret ediyor.

 

İŞİD’e verildiği iddia edilen destekten dolayı özellikle DBP-HDP tabanında ve Kürtlerin genelinde AK Parti iktidarına verilen desteği büyük oranda kırmaya başladı. Ortaya ‘Güven’ sorunu çıktı. Karşılıklı güvende sıkıntı varsa, yürüdüğü söylenen çözüm ve barış sürecinin bundan sonra sağlıklı bir şekilde yürüme ihtimali de şimdiden yok olacağa benziyor.

 

Süreç bundan sonra tamamen İŞİD’le ilgili gelişmelere bağlı. Süreci yürüten taraflardan biri olan PKK-Kandil ve İmralı’nın tarzının ve bakış açısının bu gelişmeler çerçevesinde farklılık göstereceği, sürecin yeniden gözden geçirileceği gibi bir durum çıkıyor ortaya. Kürtlerin Ortadoğu coğrafyasındaki konumu; Var olma yâda yok olma gibi bir duruma hitap ediyor. Bu durumda Türkiye’deki ‘çözüm’ sürecini aşan bir durum olmakla birlikte ‘hafif’ kaldı tabirine denk geliyor.

**

Türkiye bundan sonraki aşamada ne yapmalı?

*Sürecin selameti düşünülüyorsa, küresel bela olarak ortaya çıkan İŞİD katillerinin yayılmasını canları pahasına engelleyen Kürtlerle ittifakını güçlendirmeli.

 

*Çözüm sürecinin heba olmaması için IŞİD’e karşı mücadelede Kürtlere desteğini açık bir şekilde pratiğe dökmelidir. Aksi durum, çözüm sürecinin tamamen bittiği anlamına gelecektir ki, buda AK Parti iktidarının sona ereceği anlamına gelir.

 

Bu yazı toplam 678 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.