1. YAZARLAR

  2. NACİ SAPAN

  3. O yapılar yıkılır mı?
NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

O yapılar yıkılır mı?

A+A-

‘Yıkmak kolay yapmak zor’ derlerdi

Oysa şimdi bakıyoruz;

‘Yapmak kolay yıkmak zor’ gibi çözümü zor, formülü karışık problemli bir durum var.

‘Kırklardağı düzü’ problemi!

Vali Mustafa Cahit Kıraç, ‘sit’ alanı demiş, yıkımı için de yeşil ışık yakmış.

Sorun karmaşık ve problemli.

Çatışmalı ortamda ‘savaşın rant’ biçimlerine denk gelen bir formülasyonun ürünü olarak ortaya çıkan bu ‘ucube’ durumu ortadan kaldırmanın formülü nedir diye soracak olursanız, doğrusu kişisel olarak bir önerim yok çünkü kafam basmaz bu tür alengirli işlere. Kentte benim gibi çok sayıda birey var bu konulara kafası basmayan!

 

O nedenle bizim, vali beyin, mevcut belediye yönetiminin Kırklardağındaki  yapılaşma ile ilgili ‘işte budur’ diyecek kadar atik, atak bir ‘formül’ üretme şansı şimdilik görünmüyor. Bu yapıları para ödeyerek alanları da üretilecek olan formülün içine kattığımızda, zaten işin içinden nasıl çıkılacağı konusunda kafalar giderek karışacaktır.

 

En iyisi, eğer yıkımla yâda yeniden düzenleme ile ilgili ciddi bir kararlılık ortaya çıkacaksa en geçerli yöntem; bu bölgenin yapımı ile ilgili kafa yoran, ‘bilgi-birikim’ i ile bunu becerenler kimlerse onlar çağırılsın, fikirlerinden ‘feyiz’ alınsın.

 

Olur mu olmaz mı?

Bilemem ancak, ortaya çok daha büyük sorunların çıkacağı muhakkak. Böyle bir projenin çoklu aktörlerin akıl süzgecinden geçtiği konusunda bir şüphemiz yok. Zaten böyle olduğu içindir ki durum içinden çıkılmaz bir hal almış.

Özeti ve Türkçesi;

‘Ele verir talkını kendi yutar salkımı’ atasözüne denk gelen bir durum hâsıl olmuş velhasıl.

 

Yani demem o ki; Valilikte ve belediye radikal bir kararla kısa sürede bu bölge ile ilgili formül üretme şansına sahip değil. Gözlerimizin önünde büyüdü buradaki yapılar ve birkaç küçük karşı çıkış ve yazının dışında da bir duruş sergileyemedik. Sadece orayı yapanlar değil, hepimiz, kentin tüm bileşenleri ve duyarlı bireyleri de bu konuda sorumludur.

 

‘Neden sessiz kalındı’ sorusu ise çok can alıcı

 ‘Zımni’ de olsa cevabı yok.

Hadi bakalım, çık çıkabilirsen işin içinden

 

Bu yazı toplam 609 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.