1. YAZARLAR

  2. Mümin Ağcakaya

  3. ÖLDÜREN SEVGİ
Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ÖLDÜREN SEVGİ

A+A-

 

             

Yaşam bir düşler serüveni; insanoğlu da adeta düş kurma makinesi gibidir. Derin düşlerden uyanıp, gerçek dünyaya döndüğünde umut ve coşku doludur. İnsan düş kurmadan yarına nasıl sevinçle uyanabilir ki? Öykü, bu düşlerin yazıya dökülmesi olduğu gibi; yazarın bir kurgusu da olabilmektedir.

 Ancak; yaşadığımız coğrafyada yazarın öykü yazması için kurguya hiç ihtiyacı yoktur. Çünkü çevremizde yaşananlara şahitliğimiz veya duyduklarımız; değme yazarın kurgularına taş çıkarır niteliktedir. Gündelik yaşamı renklendiren bu olaylar edebi bir biçimde yazıya döküldüğünde; bir birinden güzel öykülerin ortaya çıkmaması için bir neden yoktur.

Yaşadığımız coğrafyanın birçok kültürün harmanlandığı bir kavşakta yaşam bulması dünyanın başka bölgelerine göre daha zengin ve güçlü bir zemin sunmaktadır. İyi ve kötüyü, bilgeliği ve cahilliği, güzelliği ve çirkinliği, sevecenliği ve nefreti, merhameti ve zalimliği, dolayısıyla duygularda davranışlarda zıt olan ne varsa hepsini bağrında yaşatmaktadır. Bu coğrafya insanının ne zaman öfkeleneceği; sevgisini ne zaman göstereceği hiç belli olmaz. İnanılmaz bir çelişkileri yumağında yaşam devam eder.

 Çok sever, ölümüne bağlanır. Çok sevdiğini bazen hiç düşünmeden öldürür ve çok sevdiği için öldürdüğünü söyler. Yani sevgisi ölümünedir. Hem kendini hem de sevdiklerini gözünü kırpmadan; hiç ikircikliğe kapılmadan; onları bir çırpıda ortadan kaldırabilir. Aşk için en çok şiirlerin yazıldığı kadınlar hemen her gün çeşitli sebeplerle öldürülür. Son zamanlarda sevdiklerini öldürme halkalarına çocuklar da eklenmiştir. Bu tam cinnet durumunun zirve yaptığını ortaya koymaktadır. Çok sevdiğini söyledikleri sevgililerini ve çocuklarını; gözlerini kırpmadan öldürenler, bir süre sonra bu yaptıklarından pişman olduklarını ve çok sevdiklerinden dolayı öldürdüklerini dile getirmektedirler. Bu yaklaşımları sadece çelişki olarak görmek durumu anlamaya yetmemektedir. Bir davranış kalıbına oturtmak mümkün değildir. Sırf kendisinden ayrılmak isteyen karısına acı çektirmek için çocuklarını öldürmek nasıl bir davranış biçimidir. İnsan dışındaki bütün canlılar kendi yavrularını tehlikelere karşı, kendi canları pahasına onları nasıl koruduğunu belgesellerde izlediğimizde hayretler içinde kalırken; kendine insanım diyen birinin, kendi çocuklarını katletmesinin izahatı kolay yapılacak bir davranış biçimi değildir. İnsan soyundan gelen birisi nasıl bu hale gelmektedir?

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.