1. YAZARLAR

  2. Müslüm Üzülmez

  3. Brzezinzki’nin Ölümünün Hatırlattıkları (I)
Müslüm Üzülmez

Müslüm Üzülmez

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Brzezinzki’nin Ölümünün Hatırlattıkları (I)

A+A-

 

 

Zbigniew Brzezinzki 26 Mayıs 2017’de 89 yaşında öldü.

Dünyamıza kargaşa ve savaş tohumları eken, İslamcı militanlığı dünyanın başına bela eden “mücahitlerin efendisi” bu zatın ölümü size bir şeyler hatırlatıyor mu?

Hatırlamak için baştan başlayalım. Hiçbir şey birden olmaz ve her şeyin bir gelişim süreci vardır. Nasıl ki bir fidan bir günde yetişkin ağaç olmuyorsa, nasıl ki bir civciv bir günde büyümüyorsa toplumsal ve siyasal olayların da bir günde şıp diye olması mümkün değil. Her olayın bir öncesi, bir gelişim süreci vardır. Canlılar hücre hücre, toplumsal ve siyasal olaylarda gün gün gelişir.

Müslümanların çoğunluk olarak yaşadığı coğrafya bugün kan gölü; Müslüman Müslümanı kırıyor. “Cihad” ya da maskelenmiş değişik adlar altında Dünya’nın her yerinde vahşet sergileniyor. Peki, ne oldu da böyle oldu?

İşlerin bu noktaya varmasında en büyük neden, kanımca, “Soğuk Savaş” ve bu savaşın bir sonucu oluşan anti-komünizmdir. “Soğuk Savaş”, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlanmasından sonra başladı ve ardından da anti-komünizm geldi. Yaratıcısı ABD’dir. En önemli ideologlarından biri de Zbigniew Brzezinzki’dir.

ABD kendi çıkarları için her şey yapar, amaca giden yolda hiçbir insani ve ahlaki değer önemi değildir. Anti-komünist cehennemi cephenin oluşmasında Müslümanların bu işe eklenmesi kendi çıkarlarına hizmet ettiği için fazlasıyla önemsenmişti. Ders alınacak bir olaydır. Bu tarihi olayın daha doğru anlaşılması ve üzerinde birazcık düşünülmesi için süreç içerisinde gelişen çok önemli bazı gelişmeleri (Melanie Colburn’dan) aktarmak istiyorum:

 

18 Şubat 1943: ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt, Suudi Arabistan’ın güvenliğinin Amerikan çıkarları için çok önemli olduğunu ve ABD yardımı alacağını açıkladı.

1945: Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri, Dhahran’da bir ABD üssü kurmak için mutabakat imzaladı. Nisan 2003’e kadar Amerikan askerleri bu üssü kullandı. Suudiler ayrıca ABD’ye Arap yarımadasında inceleme yapma iznini verdi.

1951: CIA, Radyo Liberty isminde anti-komünist propaganda radyosunu kurdu. Asya ve Avrupa’da yerel grupları kışkırtmaya başladı. CIA’in radyo ile Sovyetlere Birliğine karşı kışkırttığı yerel halkın çoğunluğu Müslüman’dır.

1952: Aramco isimli Amerikan-Suudi petrol şirketi, Riyad’da dini propaganda malzemelerinin basımını finanse etmeye başladı.

19 Ağustos 1953: ABD istihbarat örgütü CIA ve İngiliz İstihbaratı M16, İran’da halk tarafından seçilen Muhammed Musaddık’a karşı bir darbe düzenledi ve Batı yanlısı Şahı başa getirdi. ABD, Muhammed Musaddık’ın İran petrollerini millileştirmesini ve Sovyetler Birliği ile yakınlaşmasını Batı’nın çıkarlarına karşı bir tehdit olarak gördü.

Eylül 1953: ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower, Müslüman Kardeşlerin lideri Said Ramazan (Said Ramadan) ile Beyaz Saray’da akşam yemeği yedi. Müslüman Kardeşler Mısır’da kurulan radikal İslami bir örgüttür, 1940’larda işledikleri suikastlar ve fanatik teröristleri ile bilinir.

Ocak 1957: Eisenhower doktrini ABD meclisinde açıklandı. Başkan Eisenhower komünizme karşı Ortadoğu’yu koruma amaçlı askeri ve finansal destek sağlanacağını duyurdu. Bu doktrin ile Suudi Arabistan Amerikan yardımı alan ilk ülke oldu.

1972: CIA, Asya Vakfını (Asia Foundation) kurdu, bu vakıf Kabil Üniversitesinde Afgan İslami hareketini finanse etmeye başladı. CIA yardımı alanlar arasında Usame bin Ladin ile ilişkileri bulunan Rabbani Sayyaf ve Gulbeddin (Gülbeddin) Hikmetyar’da bulunmaktadır. İkili, Afgan güçleri içinde gizli bir grup kurarlar daha sonraları 80’lerde Sovyetlere karşı cihadçı militan grupları yöneteceklerdir.

17 Temmuz 1973: Sovyetlere karşı sıcak bir duruşu olan Serdar Muhammed Davud Han, kansız bir darbe ile yönetimi ele geçirdi ve Afganistan’da krallık yönetimine son verip demokratik Afganistan Cumhuriyeti’ni kurdu. ABD, hızlı bir şekilde Afganistan’da Cumhuriyet karşıtı güçleri ve radikal İslami partiyi desteklemeye başladı.

Ekim 1973: İsrail Yom Kipur savaşını kazandı. Suriye ve Mısır kaybetti. ABD’nin İsrail’e desteği sebebiyle OPEC petrol üretimini düşürdü. Petrol fiyatları dünyada 4 kat arttı: Suudi Arabistan zengin oldu ve Vahhabilik iyice beslenip yayılmaya başladı.

Eylül 1973: CIA, İran ve Pakistan istihbaratı ile güçlerini birleştirip Afganistan’da kökten dincilere operasyon ve darbe yapması için yardımcı oldu. Serdar Muhammed Davud’un kurduğu Afganistan Cumhuriyetine karşı yapılan CIA destekli darbeler başarısız oldu. Eylül, Aralık ve Temmuz 1974’te, toplamda 3 darbe girişiminde bulunuldu.

19 Kasım 1977: Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat İsrail’i ziyaret etti ve ilerleyen tarihlerde Camp David anlaşmasını imzaladı. Mısır ayrıca Sovyetler Birliği ile ilişkileri kesti. Mısır, 1980’lerde ABD’nin en güçlü müttefiklerinden bir haline geldi.

1978: Zbigniew Brzezinski, “Kriz Bölgesi”, yani “Kriz Yayı: Hilal” tezini ortaya attı. Bu teze göre, ABD, Sovyetler ve Arap milliyetçiliğine karşı “politik İslam”ı destekleyerek ancak Ortadoğu’da eski gücüne kavuşabilir.

3 Haziran 1979: ABD Başkanı Carter, CIA’in Afganistan’da radikal dincilere direkt yardım edebilmesini sağlayan gizli bir talimat verdi. Sovyetler Aralık ayında Afganistan’ı işgal etti.

23 Ocak 1980: Carter Doktrini adıyla bilinen politikaya göre ABD, körfez bölgesinde kendi çıkarlarını korumak için gerekli gördüğü takdirde askeri güç kullanabileceği ortaya çıktı.

(Devamı bir sonraki yazıda…)

 

 

e-posta: muslum.uzulmez@gmail.com

web: http://www.uzulmez.info/muslum

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1129 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar