1. YAZARLAR

  2. Mümin Ağcakaya

  3. KİMİN ÖLÜMÜ KİMİN BAYRAMI? (1)
Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

KİMİN ÖLÜMÜ KİMİN BAYRAMI? (1)

A+A-

 

 

Tarih öyle olaylara şahitlik etmiştir ki; zalimin bayramı mazlumun kara günü olmuştur. Bu duruma en iyi örneklerden  biri de; ABD’de Ekim ayının ikinci Pazartesinin Kolomb Günü olarak kutlanmasıdır.

 Kristof Kolomb yeni sömürgelerin keşfi için, İspanya kraliçesinin de desteğini alarak deniz aşırı yolculuğa çıkar. 12 Ekim 1492 günü Karayiplerdeki adalardan birinde karaya ayak basar. Kolomb Hindistan’a ulaştığını sanır. Bu yüzden adada karşılaştığı yerlileri “Indian” diye adlandırır.

 İlk “Kolomb Günü(Columbus Day)” kutlaması, Kolomb’un Amerika’yı keşfinin 300’ncü yılı olan 1792’de New York’ta yapılır. 

          Colorado, 1905 yılında Kolomb Gününü (Columbus Day) eyalet çapında bayram ilan eden ilk eyalet olur. 1937 yılında ise Başkan Franklin Delano Roosevelt, bugünü federal bayram ilan ederek, ülke çapında kutlanmasını ister. 1971 yılında beri, her Ekim ayının ikinci Pazartesi günü, Columbus Day (Kolomb Günü) olarak kutlanır.

 Kolomb’un kıtayı keşfetmesine neden olan günün kutlanmasına tepki gösteren Kızılderililer ve dernekler ise böyle bir kutlamaya karşı çıkarlar ve bu günü bir protesto günü olarak Kabul görmesini isterler. Kızılderililerin çoğunlukta yaşadığı Minnesta, Navada gibi eyaletlerde kutlanmaz.  South Dakota eyaletinde ise Kızılderili Günü olarak kutlanır. 1992 Yilinda Ekvator’un başkenti Quito’da Kızılderili kabilelerin yaptıkları bir konferansta 12 Ekim Gününü ‘’Yerli Halklarla Uluslararası Dayanışma Günü’’ olarak ilan edilmesini Kabul ederler.

      Kızılderlilerin yaşadıkları trajediye ilişkin çok şeyler söylenebilir. Fakat o dönem Kristof Kolomb’un İspanya Kraliçesi Elizabet’e yazdığı mektup ve daha sonra tuttuğu notlar durumu hiç bir yoruma meydan bırakmayacak kadar tüm çıplaklığıyla ortaya koyar.

                1492’de Cenovalı kaşif Kristof Kolomb’un gemileri kıyıya yaklaştığı zaman kızılderililer gelen ’misafirlerini’ yüzerek selamlarlar ve onlara yiyecek ikram ederler.

 Gemilerin kıyıya yanaşmalarını büyük bir merak ve heyecanla izleyen yerliler onları nereden bileceklerdi, gelenlerin kendi soylarının sonun getirecek olan Azrailleri olacaklarını. Çünkü onlar o zamana kadar insanoğlunun birbirine karşı ne tür kötülükler yapacağını bilmiyorlardı. Onlar doğaya karşı da son derece korumacıydılar. Bu çalışmamda yararlandığım Sayın Sedat Kaya – Datça’nın yazdığı bu kırımı, aktörlerinin dilinden aktardığı araştırma- belgelerinde şöyle dile gelmektedir;

 

            ‘’ Kolomb Kızılderililerle ilgili ilk izlenimlerini İspanya Kraliçesine ;

“Bu insanlar o kadar yumuşak başlı, barışsever ki, yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerinizin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar; gerçi çırılçıplak dolaşıyorlar ama davranışları terbiyeli ve övgüye değer” diye yazar ve seyir defterine devamla;

 “Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Demir silahları ilk kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler. Bu insanlar ne herhangi bir mezhebe bağlılar ne de puta tapıyorlar. Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmeyi bilmiyorlar. Hiç silahları yok... Kızılderililer son derece sade, dürüst ve eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar, öldürmüyorlar. Komşularını kendileri kadar çok seviyorlar. Dünyada onlar kadar tatlı dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar.” diye not düşer.

      

Bu yazı toplam 487 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.