Ampulü patlatmak!

İktidar kendi eliyle kendi ampulünü patlatma sürecini başlatmış bulunuyor. Yolculuk başladı. 
İktidar, artık yönetememe gibi bir durumun pençesinde kıvranıyor.
Sadece Isparta olayı bile yönetemediğinin en ciddi fotoğrafı olarak ülke gerçeğine yansımaktadır. Öyle sanal bir yansıma da değil, gerçek fotoğraf.
Hiçbir şeyi hak etmediği halde parlatarak sunmamak gerekiyor. Hele ki sunum yapılan muhatap halk ise. Evet, evet halk ise, buna hiçbir şekilde cesaret etmemek gerekir. Günü geldiğinde halk o parlaklığı siler, matlaştırır, sonra hiçleştirir.
Aşama, aşama oluyor bu işler.
Belki zaman alıyor, ancak oluyor.
Ampulün parlaklığını siliyor halk.
Şimdi matlaştırma aşamasında.
Hiçleştirmeye ise az kaldı.
Son aşama ise patlatma!
Ampulün ‘Güm’ demek üzere olduğunu hissedebiliyoruz.
 
Gördüğümüz ve de anladığımız kadarıyla iktidarın aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya doğru yönetme kabiliyetinde sıkıntılar yaşanıyor. Kontrolsüz bir ‘güç’ haline dönüşen iktidarın, bu saatten sonra kontrollü bir güce dönüşmek üzere vereceği çabanın da bir işe yarayacağını sanmıyorum.
Kimse kaybedenin yanında durmuyor.
Kopuşlar başladığında, ‘Çorap’ söküğü misali son ilmiğe kadar sirayet ediyor.
 
Ampulün ışığının elektrik şirketleri sayesinde sönebileceğini daha önce birileri söylese kimseyi inandıramazdık, ancak, şirketlerin fatura ‘kazığı’ halk nezdinde ışığın sönmesine aracı olacak gibi.
 
Gidiş ile ilgili işaretler çok sert, iktidar bu işaretler altında ezilecek gibi.
Elektrik, doğalgaz, kira artışı, gıdadaki fahiş artışlar, işsizlik gibi iktidarın uzun süredir kontrol altına alamadığı bu temel ihtiyaçlar vatandaşın canını yakmaya devam ediyor.
Hal böyle olunca, ortada ‘kutsal dava’ falan filan, bir şey kalmıyor. Mide kazınınca, cepler sürekli boş olunca, hamaset pirim yapmıyor. Bir de hayatın gerçekleri dediğimiz bir gerçek var, değil mi?
 
Vatandaş, İstanbul Büyükşehir’deki burs adı altında harcanan, rastgele dağıtılan paraların kendisine ait olduğunun farkına vardığından bu yana ampulün sönmeye başladığını görüyoruz aslında. Bu elektrik şirketlerinin faturalarla buna katkı sunması da işin tuzu biberi oldu.
Para kalmadığında, sıra halkı soymaya geldiğinde iktidarlarında sonu geliyor demektir. Halkı soymak, cebindeki son kuruşu da almaya çalışmak iktidarların son hamlesidir, can havliyle yapılan son saldırıdır.
Ampulü biz değil, kendileri patlatıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.