Bir kent nasıl soyulur?

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesindeki soygun ve talan sadece bizim değil, TBMM’ninde gündemi. Ben, kentin gündeminden düşmesini istemiyorum, o nedenle yazmaya devam ediyorum.
İddialar bizim değil.
Devletin en tepe kurumu Sayıştay’ın raporlarından yansıyanlar.
Bir kentin Belediyesi, halkı, ‘Nasıl soyulur’?
Müfettişler oya işler gibi, tek, tek anlatmış.
Daha başka nasıl anlatılır bilemiyorum.
Sayıştay, raporlarını herkesin, her kesimin anlayabileceği dilde aktarır, adli makamlara kolaylık sağlar. Onlar yargılama kurumu değiller, gerçeği kamu adına ortaya çıkarırlar. Görevleri bu, sonrası devletin diğer kurumlarının işidir. Savcılıkların harekete geçmesi içinde, İçişleri Bakanlığının soruşturma izni vermesi de gerekiyor.
Dün iki önemli hareket vardı TBMM’de.
Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesindeki usulsüzlükleri Sayıştay raporları çerçevesinde gündeme getirdi, İçişleri Bakanı Süleyman Soyludan kayyumlar hakkında soruşturma açılmasına izin verip vermeyeceğini sordu.
İkinci hareket, yine Büyükşehir Belediyesi ile ilgiliydi, aynı
Milletvekili, bu kez TBMM Başkanlığından Sayıştay raporunda yazılanların incelenmesi, araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonunun kurulmasını talep etti.
Muhtemelen her iki talebe de cevap gelmeyecek.
Diyarbakır’da soyulduğuyla kalacak.
Ya da soygun devam edecek!
Şimdi, diğer kayyumlar gitti diye usulsüzlük, ‘götürme’ işleri bitti mi?
Asla!
Hırsızlık işi babadan oğla geçmese de, devirden devire geçiyor.
İçsel bir durum aslında, bu hırsızlık işi, insan ruhunda, fıtratında yoksa olmaz.
Oluyorsa fıtrat ta var demektir.
Taraflar, gruplar, liyakatsizler bunu topyekûn içselleştirmiş ise, varlık nedenleri olarak görüyorlar ise, değişim o kadar önemli değil, gelen gideni aratır.
Çok iyi biliyoruz, aynen devam ediyor.
Yapanı da yaptıranı da, alanı da vereni de Diyarbakır biliyor.
Nereden derseniz, becerilen işlerden anlaşılıyor zaten.
*
Sur Belediyesine 100 puanlık soru.
Doğrudur, değil, bilmem, ama soracağım.
Sur Belediyesinden soruyorum
Evet ya da hayır yeterlidir.
Sayın Cumhurbaşkanı geldi-gitti.
Yemek ve hizmet bedeli olarak iki adet fatura kestirdiniz mi?
225 bin TL+225 bin TL=450 bin TL’lik Cumhurbaşkanı ve erkânı için yemek ve hizmet bedeli faturası var mı, yok mu?
Sadece merak, kimseyi suçlamıyoruz.
Başka da sorumuz yok.
Evet mi?
Hayır mı?
Diyarbakır halkı adına soruyorum!
Şehir çocuğu olarak bu kadarına da hakkım var.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.