Mustafa Yıldız

Mustafa Yıldız

Demokrasiye, adalete, barışa çağrının kongresi….

15 bine yakın üyesinin gözaltına alındığı, 9 bine yakın üyesinin, Eş Genel Başkanlarının, milletvekillerinin belediye eş başkanlarının tutuklu olduğu, 56 belediyesine kayyum atanan, kapatılma davası Anayasa Mahkemesinde olan Türkiye nin 3. Büyük partisinin 03/07/2022 Pazar günü Ankara Arena Spor Salonunda, “Çözüm Biziz, Sözümüz Var” şiarıyla topladığı5. Olağan kongresi yapıldı. Türkiye siyasetinin ve özellikle iktidar cephesinin büyük bir dikkatle izlediği, özellikle iktidar bu kadar baskı yaptığı için, partinin kongre salonunu dolduramayacağını hesaplıyordu. AKP Genel Başkanı “HDP nini kapıdan çıkacak mecali kalmamıştır” diyordu.

İktidar 20 yıllık iktidarını korumak için, Türkiye’nin 3 partisi HDP yi ötekileştirmek için hedef almıştı, hedef aldığı parti üyelerine ve seçmenlerine karşı yürüttüğü anti demokratik baskılarla HDP seçmenini partiden uzaklaştırmak, korku ile sindirmek ve sonuçta HDP yi imha etmekti.

Ama HDP üyeleri kongreye katılımlarına ve coşkularına baktığımız da, parti yöneticilerini tutuklamak, belediyelere kayyum atamak, partiyi kapatmak için anayasa mahkemesinde dava açmak bir işe yaramadığı gibi, yaratılan korku iklimi, HDP seçmeninin bilincini daha üst düzeye taşımıştı. Ve HDP nin 5. Olağan Kongresine yurdun dört bir yanından binlerce partilinin coşkulu katılımı ile 13 bin kişilik salonu hınça hınç doldurduğu gibi, salonun dışına kurulan dev ekrandan binlerce katılımcıda salonun dışından kongreyi izlemişti. HDP seçmeni hem Cumhur İttifakına,hem Millet İttifakına, hem Türkiye ve dünya kamuoyuna ne yapılırsa yapılsın “biz buradayız ve çözüm biziz”mesajını veriyordu.Aynı zamanda HDP 5. Olağan Kongresinde ki coşku ile Tayyip Erdoğan ın"HDP’de miting düzenleyecek mecal mi kaldı?" sözüne, İl Kongrelerinde vermiş olduğu cevapları bu kongrede zirveye taşıdı.HDP 5. Olağan Kongresine Dünyanın çeşitli ülkelerinden parlementerler ve siyasetçiler yoğun bir katılım göstermişti.

HDP 5. Olağan Kongresin de Cumhuriyetin 2. Yüzyılına girmesine bir yıl kala, 1923 te kurulan ve bu güne kadar bir çok aksaklık la gelen, gerisinde “Helalleşecek” bir çok toplumsal grup ve halk bırakan cumhuriyet in 2. Yüz yılına girerken aynı anti demokratik ugulamalar ile devam edip etmeyeceğini sorguluyordu. Aynı şekilde devam etmeyi düşünen siyasi partilere en net mesajlarını eş genel başkanları aracılığı ile kongre salonundan tüm ülkeye haykırıyordu.

Türkiye’nin ihtiyacının çoğulcu, katılımcı güçlü bir demokrasi ve yerel demokrasi olduğu. Geniş yetkilere sahip, çoğulcu bir parlamentonun oduğu net bir şekilde vurguluyordu. Önümüzdeki seçimler kimin cumhurbaşkanı ya da başbakan olacağının seçiminin olmadığı,süreklikriz üreten bu sistemin değiştirilmesi ve demokratik eşitlikçi yeni bir düzenin kurulmasının seçiminin olduğunu, hiçbir şekilde bu noktadan ve bu ilkeden uzaklaşmayacaklarını açıklıyordu.

Önümüzdeki seçimlerde iktidarı ele geçirmeyi hedefleyen muhalefet partilerine de şu mesajı veriyordu. “Sistemi değiştirme iddiasında olmayıp, iktidarı ele geçirme hedefinde olan bir siyasetin asla yeni bir gelecek sunamayacağını, "Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki HDP, salt nehri geçmek üzere yapılan hiçbir siyasi hesapta köprü olmayacağını, HDP nin hiç kimseye mecburiyetinin olmadığını, başka bir yolun varolduğunu açıklıyordu. Bu yolun da, HDP’nin kararlılıkla savunduğu üçüncü yol olduğunu. Bu üçüncü yolda tüm demokrasi güçleriyle birlikte yol alacaklarını, bu yol Türkiye’nin demokrasi ittifakı olduğunu net ifadeler ile belirtiyordu.HDP Demokrasi ittifakının, 7 parti ve örgütle yürütülen çalışmalarının "Geçici olmadığını, seçime dönük olmadığını, ortak mücadele zemininde buluşan, siyasal takvimin gerçeklerini göz ardı etmeyen uzun soluklu hatta kalıcı bir ittifak olacağını, bu çalışmaların ilmek ilmek örüldüğünü,demokrasi ittifakının demokratik cumhuriyetin ve ülkenin kurtuluşu olduğu açıklarken mevcut ittifaklara mecbur olmadıkları mesajını ülke kamuoyuna deklere ediyordu.

Kürt sorunu konusunda da demokratik yollarla çözümü için HDP Meclis’i işaret ederek, tüm siyasi partilerin ve toplum kesimlerinin inisiyatif üstlendiği bir barış süreci gerektiğini,HDP’nin bu konuda temel aktör ve güç olduğunu,gerçek çözüm ve kalıcı barışın ancak geniş bir toplumsal mutabakatla sağlanabileceğini. Bunun için de toplumun bütün kesimlerinin birbirleriyle sürekli diyalog ve yapıcı tartışma yürütebilecekleri özgür ve demokratik bir ortamın olmasının gerektiği vurgulanıyordu.İktidara Kürt sorununun çözümü konusunda da İmralı nın belirleyici katkı sağlayacağı geçmişte defalarca kanıtlanmış bir aktörün şimdi de bu rolünü oynamasını mümkün kılacak şartların yaratılmasını muhalefetin ve demokrasi güçlerinin de talep etmesini belirtti.

Seçimlere giderken "iktidar ile anlaşma” söylentileri ise açık bir dille yalanlıyordu.

HDP ninsiyasi, ekonomik ve sosyal sorunları konuşmak ve çözümler üretmek, demokratik bir ülkeyi var etmek için aylardır ülkenin dört bir yanında, il-ilçe-köy ziyaretleri, halk toplantıları, sivil toplum örgütlerinden kanaat önderlerine, demokratik kitle örgütlerinden emekçilere ve esnafa, kadınlardan gençlere her kesimden yurttaşla gerçekleştirdiği buluşmalar sonucunda, Ülke kamuoyuna açıkladığı 11 maddelik tutum belgesinde (1. Güçlü Demokrasi: 2. Tarafsız Ve Bağımsız Yargı: 3. Kayyım Rejimi Değil Halk İradesi: 4. Kürt Sorununda Demokratik Çözüm: 5. Barışçı Dış Politika: 6. Kadına Özgürlük Ve Eşitlik: 7. Ekonomide Adalet: 8. Kamu Yönetiminde Liyakat: 9. Doğaya Saygı: 10. Gençler İçin Özgür Yaşam: 11. Demokratik Anayasa) geçiş süreci ilkeleri ile bire bir örtüşüyordu.

HDP 5. Olağan Kongresinde Tutum Belgesi ışığında, yeni döneme nasıl baktığını, nasıl bir yönetim anlayışını görmek istediğini kamuoyuna ilan ediyordu. HDP’e Cumhuriyetin 2.Yüzyılında Türkiye'de cumhuriyetinidemokratikleştirmek hedefini ve Demokratik Cumhuriyetin şekillenmesinde, belirleyici olacağını bir kere daha ülke kamuoyuna ilan ediyordu.

HDP Önümüzdeki önemli bir seçim sürecinin olduğunu, asıl sorunun; kriz üreten mevcut sistemin değiştirilmesi ve demokratik eşitlikçi yeni bir düzenin kurulması olduğunu, HDP nin de bu yeni dönemin siyasal gücü ve seçim sonrasındaki sürecinde temel belirleyeni olduğunu vurguluyordu. Ülkedeki demokrasi güçleri ile birlikte bu süreci yürütmede canla başla var olduğunu, kendi bakış açısının olduğunu, hiç kimseye mecbur olmadığını, muhalefet ile anlamlı ilkeler düzeyinde, anlaşabileceğini açıklıyordu.

HDP nin olağan kongresinde eş başkanlar tarafından yapılan açıklamalar, kongre delegelerinin oylarıyla açıklanan ilkelere destek verilmiştir.

Olağan Kongrede verilen mesajlar hem hükümet tarafından hem muhalefet tarafından alınmıştır. Tarafların şimdilik kongre kararlarını nasıl sindirecekleri ile meşgul olduklarını düşünüyorum. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında , demokratik dönüşümün, Kürt sorunun çözümünün HDP siz olmayacağını ve bunun gereğini nasıl yapacaklarını düşündüklerine eminim. Bu iktidarın seçimle gönderilip yerine demokratik bir rejiminin oluşturulması söz konusu. Burada bütün tarafların dolaylı dolaysız bütün olanaklarıdeğerlendirmesive hesaba katması gerekiyor.

HDP Kongresinde büyük ve gerçekçi mesajını açıkladı. Cumhuriyeti demokratikleştirmek...Büyük ve gerçekçi bir hedef.

Tek kelime ile söylememiz gerekirse Türkiye siyasi yaşamına damgasını vuran çok başarılı bir kongreydi. HDP nin tüm yöneticilerini, kongre delegelerini ve seçmenlerini kutluyorum….Tebrikler HDP …..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.