Diyarbakır sporunun geleceği için ortak akıl şart
"Para var, tesisleşme yok"
Diyarbakır Kent Konseyi Spor Meclisi'nin düzenlediği "Spor Ekonomisi ve Toplumsal Kalkınma" başlıklı paneli yerinde takip ederek gelişmeleri anbean kamuoyuna aktardık. Ancak böylesine önemli bir organizasyonda, konuşmacıların niteliğine rağmen salonun beklenen ilgiyi görmemesi dikkatlerimizden kaçmadı. Belki geçmiş yıllardan kalan kırgınlıklar, belki kurumlar arasındaki diyalog ve iletişim eksikliği ya da "Yine konuşulacak ama sonuç çıkmayacak" düşüncesi, katılımın düşük olmasının nedenleri arasında olabilir.
Tabii ki bu benim düşüncem.
Ancak belki de ilk kez Diyarbakır sporunun hemen her kesiminin aynı panelde temsil edilmesi oldukça önemliydi. Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Dicle Üniversitesi BESYO, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Amedspor, Büyükşehir Belediyesi, spor ekonomisi alanında çalışan akademisyenler ve medya temsilcileri aynı masada buluştu. Bu tablo bile başlı başına önemli bir fotoğraftı. Fakat işin özüne geldiğimizde, Diyarbakır sporunun yıllardır kanayan yarası olan altyapı ve tesisleşme sorununun ne zaman çözüleceğine dair somut bir müjdenin verilmemesi dikkat çekti. Panel boyunca yapılan konuşmalarda ilk kez bu kadar çok kurumun ve konunun muhataplarının aynı masada buluştuğunu gördük.
Ortaya çıkan ortak tablo ise şuydu:
"Para var, ancak tesis yapılacak yer ve zemin yok."
Peki, bu kentin spor altyapısı ne zaman güçlenecek? Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın Diyarbakır'a yatırım konusunda kapılarının her zaman açık olduğunu belirten Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürü Cenk Öztekin, kaynak konusunda ise bir sıkıntının bulunmadığını açık bir şekilde ifade etmesi çok önemli ve kıymetlidir Buna rağmen iki milyonu aşan nüfusa sahip kentte, profesyonel ve amatör kulüplerin rahatlıkla kullanabileceği yeterli sayıda antrenman sahasının bulunmaması, sporun gelişiminin önündeki en büyük engel olarak bir kez daha öne çıktı. Büyükşehir Belediyesi cephesi ise geçmiş yıllarda yaşanan süreçler nedeniyle birçok spor tesisinin ellerinden çıktığını, yeni alan üretme konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getirilmişti.
Bir tarafta yatırım için kaynak bulunurken, diğer tarafta tesis yapılacak alan bulunamaması Diyarbakır'ın spor adına yaşadığı en büyük sıkıntıları bir kez daha gözler önüne serildi.
Bugün Süper Lig hedefiyle yoluna devam eden, bölgenin en büyük spor markası haline gelen Amedspor bile kendi antrenman sahasının tek olması, altyapı ve antrenman sahalarının olmayışı konusunda sıkıntılar yaşıyor.
Sadece Amedspor değil, Diyarbakır genelinde binlerce genç sporcu yeterli saha ve tesis imkanlarından mahrum durumda. Evet, kentin takımı Süper Lig'e çıktı. Ancak tesisleşme konusunda kent henüz Süper Lig seviyesine ulaşabilmiş değil. Panelde Amedspor'un yükselişinin kent ekonomisine katkıları, spor turizminin yaratacağı fırsatlar ve Diyarbakır'ın ulusal organizasyonlarla elde edeceği kazanımlar da konuşuldu.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya'nın sporun ekonomik kalkınmaya sağlayacağı Turizm katkılarla ilgili değerlendirmeleri dikkat çekiciydi. Amedspor Kulüp Başkanı Nahit Eren yıllardır kulübe yönelik ayrımcı,Irkçı, yaklaşımların sona ermesi gerektiğini, bir kez daha vurgulanması sporun birleştirici gücünün ön plana çıkarılmasının önemine dikkatleri çekmesiydi..
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Felat Bozarslan ise medyanın bu süreçteki sorumluluğuna dikkat çekerek, sporun toplumsal barışa katkısının daha fazla öne çıkarılması gerektiğini ve haber dilinin barışçıl bir anlayışla kullanılması gerektiğini ifade etti.
Kentte uzun yıllardır konuşulan, Dicle Üniversitesi için kullanılan "Nehir'in öbür tarafı" algısının ortadan kaldırılması gerektiği yönündeki görüşler de önemliydi. Sporun kentin tüm kesimlerini bir araya getiren ortak bir değer olduğu fikri, panelin en güçlü mesajlarından biri oldu.
Ancak bütün bu güzel tespitlere rağmen panel sonunda benim aklımda kalan en önemli soru şu oldu:
Peki somut olarak ne yapılacak?
Çünkü Diyarbakır artık sorunları konuşma aşamasını çoktan geçti. Bu şehrin yeni spor alanlarına, yeni antrenman sahalarına, mahalle spor tesislerine ve güçlü bir altyapı planlamasına ihtiyacı var. Kentin genç nüfusu her geçen gün büyürken mevcut tesislerin yetersiz kalması kabul edilebilir bir durum değildir. Diyarbakır'ın spor kenti olması için yalnızca vizyon belgeleri, raporlar ve paneller yeterli değildir.
Bunların sahaya yansıması gerekir. Gençlerin top oynayacağı sahalar, atletizm yapacağı pistler, basketbol oynayacağı salonlar ve spor yapacağı yaşam alanları oluşturulmalıdır. Panelde ortaya çıkan en önemli sonuç, tüm kurumların ortak akıl konusunda uzlaşmış olmasıdır.
Bu önemli bir başlangıçtır.
Ancak bundan sonraki süreçte Diyarbakır halkı artık sözlerin bir an önce eyleme ve icraata dönüşmesini bekliyor.
Çünkü Diyarbakır'ın spor alanındaki en büyük sorunu para değildir.
Asıl sorun, yıllardır çözülemeyen tesisleşme ve altyapı eksikliğidir.
Diyarbakır'ın sahip olduğu büyük spor potansiyelinin ortaya çıkabilmesi için kurumların bir an önce harekete geçmesi gerekiyor.
İşte o zaman Diyarbakır gerçek anlamda bir spor kenti olmaya hazır olacaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.