Diyarbakır’da tarım, turizm ve gelecek!

Okuyucu mektubu;

“Sayın Yazar Naci abi. Sevgiler sunarım. Bizim adımıza çıkıp bir dolaşsan çok iyi olur. Belki bizim gördüklerimizden daha fazlasını görürsün. Örneğin bir caddelere çıkıp fotoğraf makineni alıp sulanmayan ağaçları, kurumuş otları, unutulmuş ve kurumuş ağaçları, yıkık dökük kaldırımları, harabe olan durakları, sonra büyükşehir belediyesi ile diski gibi şehrin tamamına hitap eden kurumları, yeni atanan daire başkanlarını, onların projelerini öğrensen olur mu?”

Bir okuyucumuz, izleyenimiz, takipçimiz gazetenin mail adresine böyle bir mesaj göndermiş.

‘Bizim adımıza çıkıp dolaşsan’ gibi çok samimi bir ifade ile haberi de sunmuş. ‘Fotoğraf makineni al çık, sulanmayan ağaçları, kurumuş otları, yıkık dökük kaldırımları, harabe olan durakları’ gör diyor. Yurttaş, bunları görmüş, bizim aracılığımızla kamuoyuna mal etmek ve sorunun çözümüne katkı koymak istemiş.

Halkımı seviyorum, çok samimi.

Bir de görev vermesini biliyor ve de zorluyor.

Ben hiç rahatsız değilim, sorsunlar, zorlasınlar.

Haklılar; madem bu işlere soyundun, halkın ve kentin sorunlarının peşine düştün, o zaman mesai yap, boş bırakma bu adamları, çalış, kamuoyunun dikkatine sun, yani, benim adıma, halkın adına görevini yap” ” diyor vatandaş.

Ben dolaşacağım, gezeceğim, eksik, aksakları tespit etmek için. Ancak, Vali, dolayısıyla Büyükşehir Genel Sekreterinin de kenti iyice gezip bir gözden geçirmelerinde yarar var.

Vatandaşın yararına olduğu kadar kendi yararlarınadır kenti gözleyip sorunları çözmek.

Yurttaş ciddi bir hesap sorma aşamasında.

Merkezi yönetime yönelik doluluk oranı vatandaşın sabrını zaten taşırıyor, yerelin kendini oto kontrol etmesinde yarar var.

*

Hafta sonu merkezi yönetimin temsilcileri Diyarbakır’da kamp yaptı. Zerzevan etkinliği, Tarım çalıştay’ı falan derken, kendilerine göre ‘umut’ tazelediler. Umut verdiler mi diye soracak olursanız, cevabım kesinlikle ‘hayır’ olur, çünkü durum ‘Umutsuz ev kadınları’ dizisini aratmıyor. ‘Körler sağırlar birbirini ağırlar’ ritüeli tadında bir ‘kamp’ oldu sanki.

Sebebine gelince, Tarım Bakanı, ‘Diyarbakır Tarımının gelecek perspektifi çalıştay’ında, turizmle ilgili verdiği verilerle bizi aydınlattı. İktidara geldiklerinde 15 milyon turist ülkeyi ziyaret ediyormuş, şimdi 52 milyon turist gelmiş.

Turizm tamam da, tarımın geleceği ne olacak?

Ortada tarım yok, adamlar tarımın geleceğini konuşuyorlar.

Şimdiki zamanımızı gasp etmişler, yetmiyor, geleceğimizi de gasp girişiminde bulunuyorlar.

*

Tarım çalıştay’ının yapıldığı Üniversite arazisi 27 bin dönümdü, villa, ev, apartman derken, TOKİ satışları da eklenince yolunmuş kaz gibi duruyor. Ziraat Fakültesi var, Allah için bir tek deneme ekimi yok. Varsa da iş olsun diye. Biz böyle yazılar yazdığımızda, ‘Var’ diyebilsinler diye.

Eski ve yeni iki bakan nezdinde, gelecek konuşuluyor.

Sormazlar mı adama, ‘10 yıl bakandın, nedir bu tarımın, hayvancılığın durumu’ diye.

Hangi gelecekten, hangi üretimden söz edip, ipe un seriyorsunuz.

Adam çarpmaya çalışıyorlar!

Diyarbakır çarpar!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.