Dün iki dostu andık

kapak-psd-copy.jpg

Benim için de Diyarbakırlıların büyük çoğunluğu içinde bence aynı, ortak duyguların olduğu bir gündü. Dün iki dostumuzu andığımız bir gün oldu. Tahir Elçi’yi 7 yıl önce, Raif Türk’ü ise 40 gün önce kaybettik.
Hepimizin yakın dostu Tahir Elçi’yi katlederek aramızdan almalarının üstünden 7 yıl geçmiş. Vurulma haberini aldığımda Ankara’daydım, ilk uçağa atlayıp geldim. Cenaze törenine katıldım. Vurulduğu bölgeye gittim ertesi gün. Olay yeri incelemeden dolayı kontrol altına tutulması gereken bölge terk edilmişti. Bir tek görevli dahi yoktu. Gazetecilerde dâhil olmak üzere, herkes o alanın yasaklı olduğunu biliyordu. Ben de öyle biliyordum, ancak meraktan dolayı gitmiştim. Kimsenin olmadığını görünce minarenin altına kadar gittim. Bir anda kalabalıklaştı, halk adeta olay yerini inceliyordu, herkes vardı, çocuklar boş kovanları topluyordu, bir süre sonra ortada delil falan olmayacaktı zaten.
Sosyal medyada fotoğraf paylaştığım için bir süre sonra gazeteci arkadaşlarda kapalı bildikleri bölgeye geldiler. Ben, çevredekilerle de görüşerek, olay yerinde kendi çapımda bir inceleme yaparak, durumu raporlaştırıp, iki gün sonra taziye için Diyarbakır’a gelecek olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na gönderdim, ortada delil falan kalmadığını, ‘faili meçhul’ bir dosya olarak konunun tozlu raflarda yerini alacağını bildirdim. Nitekim de öyle oldu, hala kat edilen bir mesafe yok.
Aynı anlarda Hürriyet gazetesinden Rifat Başaran aradı, konuyu ona da özetledim, ertesi gün Hürriyet'te manşetten ‘deliller ayaklar altında’ başlığı ile yayınladı. Yani cinayetin üçüncü günü Hürriyet'teki haberle delillerin yok olduğunu, olacağını tescilledik, tarihe notu düştük.
Dün Baro Başkanı Nahit Eren, o günkü kaygımızı netleştirdi. Nahit Bey, cinayetin üzerinden 7 yıl geçmiş olmasına rağmen faillerin ortaya çıkarılmasına dair bir istek ve iradenin ortaya konulmadığını açıkça ifade etti.
*
Dün Ankara’da Demokrasi ve toplumsal mutabakat metinleri açıklanıyordu, Diyarbakır Tahir Elçi’yi anarken. Zaten böyle bir ortam için mücadele ediyordu Tahir Elçi. Barış için, adalet için, hak, hukuk, için, kan dökülmesin diye. Toplumsal bir mutabakatla, bütün kesimlere hitap eden bir anayasanın hayata geçmesi ve uygulanması için mücadele veriyordu Tahir Elçi.
Biz Diyarbakır’da onu anarken, Altılı masa Ankara’da Elçi’nin 7 yıl önce uğruna canını verdiği Demokrasi mücadelesine temel oluşturacak Anayasanın temellerini kamuoyuna sundu, Demokratik Devlet vurgusu yaptı.
*
Diyarbakır’ın abisi, hepimizin dostu abisi Raif Türk’ün aramızdan ayrılışının 40’ıncı günüydü. O da demokrasi aşığıydı. Yaşamı boyunca demokrasi mücadelesi verdi.
Evet..Ankara demokrasi metni açıkladı, biz demokrasi aşığı dostları andık. ‘Demokrasi’ turları, sözleri kesinleşirse, dostlarımızı mezarlarında ziyaret edip haber vereceğiz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.