Erken bir sabahın hikâyesi

Diyarbakır sabahında ekonomiyi, siyaseti konuşuyoruz erken uyananlarla.
İlginç görüşler, öngörüler var.
Banka, faiz, döviz, iktidar, muhalefet, eksikler, yanlışlar, yapılanlar, yapılmayanlar, yapılamayanlar, liste uzayıp gidiyor. Memlekette her şey sorun olunca, üzerinde konuşulacak, tartışılacak bol malzeme de çıkıyor ortaya.
*
İktidar gider mi, gitmez mi?
Kahvaltı öncesi sorulacak soru mu?
Aslında öncesinde de sonrasında da sorulsa ağırlığı büyük. Mesele sadece soruda takılı olsa, cevabı olur da, ortada ‘Çökme’ durumu var, ağırlığı da bu nedenle. Çoklu cevaba rağmen, bilinçli gündem değişikliği sorunun cevabını sürekli engelliyor, süresini de uzatıyor.
*
Dövizin adım, adım yükseleceği konusu da dün sabahın taze gündemi. Faiz, dövize endeksli TL mevduatı meselesi, 17-18 TL’den dolar alıp da batanlar, bu nedenle iktidara yönelik beddua seansı başlatanlara kadar ince detaylar konuşuluyor sabahın erken sohbetlerinde.
Tabii ki yerine, ortamına denk gelmek gerekiyor.
*
Öngörü meselesi başka bir durum olarak çıkıyor karşımıza, çünkü iktidara güven kalmamış, bu nedenle ekonomide sağlam bir öngörü de bulunmak mümkün olmuyor.
‘Artık iktidar gidici’ diyenlerin sayısı ise giderek artıyor, aynı zamanda kalıcı bir hal alıyor.
Nedeni de gayet basit.
1-İktidarın istikrarsız yol yürüyüşü
2-Sarhoş gibi yalpalaması
3-Sürekli yalan, iftira üretmesi
5-Yalan ve iftiranın kısa sürede ortaya çıkması
‘Devlet erkini yönetenler yurttaşına tuzak kurar mı’ diyor vatandaş, ‘sonra da cebinde olmayan parasını çarpar mı’ diye de ekliyor.  
Sabahın erkeni iyidir, kafalar henüz çok karışık değil, akşamdan kalan karışıklıklar uyku sırasında dağılmış olduğundan dolayıdır ki, beyinler sağa-sola sapmadan  ‘düşmanını’ direk, hedefinden sapmadan hemen algılayabiliyor.
Bunları kafamda kurgulayıp, sıraya diziyorum, bilgisayarın tuşlarına okutuyorum, sonra aklıma seçim-sandık geliyor.
Diyorum ki; Sabahın erkenin de sandık başına gitmek önemli, ‘düşman’ hedefte, eller oy pusulasında, yolculuk bileti kesiliyor.
Yazdıklarım rüyada gördüklerim değil, vatandaşın düşüncelerinden süzülenler.
*
Cumhuriyet Halk Partisi de nasibini alıyor yurttaşın düşüncelerinden.
Ne alaka demeyin.
İktidar alternatifi olduğu için.
Sola, sosyaliste eğilim var yurttaşta.
Yıllarca AK Partiye, diğer sağ partilere hizmet veren, isimleri onlarla özdeşleşmiş kişilerin aşındırdığı CHP kapısından geri çevrilmelerini istiyor.
‘Normal vatandaşlar gelebilir, gelsin, oyunu versin, sıkıntı değil, ancak yıllarca bizi sömürenlerle birlikte hareket eden, paralananlara kapılarını kapatsın CHP’ diyor yurttaş.
Bana da bunu rahat anlatmalarının nedeni, CHP’ye olan yakınlığımdan dolayı. Bende böyle düşünen yurttaşlar gibi düşünüyorum;
‘İktidar sevici, paracı, halkı düşünmeyenlerin çatısı olmamalı CHP çatısı.’
Bir sabah hikâyesi de böyle çıktı.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.