Geceden sabahın aydınlığına

Gecenin sessizliği, karanlığı, aynı zamanda kısıtlı ve yasaklı hali Pazartesiyi bağlıyor Salı’ya. Uykulu göz kapaklarım, kendisine mahkûm gözlerimdeki son feri de gömüyor uçsuz bucaksız karanlıklara.

Seyrediyorum âlemi,

Seyrediyor âlem beni.

Karanlık ağır geliyor gözlerime ve bilime!

O an bilim yuvası üniversiteler takılıyor gecenin gündemine. Manşet oluyor KELEPÇELİ Üniversite karanlık gökyüzüne, onu savunan bilimden, aydınlanmadan yana olanlarla birlikte, ortaklaşa. 

‘Her gecenin bir sabahı vardır’ diyorlar.

Birazdan aydınlanacak dünya. 

Sonra karanlık yürekler, beyinler dalacak uykuya.

Biz, dimdik ayaktayız, bekliyoruz aydınlığı.

Doğacak birazdan güneş.

Seyredeceğim/seyredeceğiz âlemi;

Aydınlık, güleç bir yüz, binlerce aydınlık güler yüz ve aydınlık beyinlerle.

Beyinlere de kelepçe vuracak halleri yok ya.

‘Bilim yuvalarının fiziki yapılarına vurulan kelepçenin gücünün kendi karanlık beyinlerinde formatlı olduğuna inananların hükmü, aydınlığa, aydınlıklara mahkumdur’ diye fısıldıyor gecenin karanlığından bir ses.! 

Aydınlık beyinler özgürdür, hürdür; ‘Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ diye haykırıyor o ses karanlıkların içinden aydınlık sabahlara ve günlere.

İşte.. Sabah oluyor, doğmaya başlıyor güneş. Ana rahminden aydınlığa doğru gelen yeni doğan bebek gibi. Neyse ki, doğan bebek değil. Bebek olsa, zincirsiz, kelepçesiz bir dünya hayal edecek, gelir gelmez. Özgürlük mirasının hesabını soracaktır belki de gözlerini açar açmaz. 

Nereden bilecek tanıklığının kelepçeye olacağını!

Dünyadan, yaşamdan geriye dönüşüne de yardımcı olamayacağımız için, güneşin doğuşuna olan bakışlarımızı mı ertelesek?

Hoş geldin bebek!

Yaşama sırası sende mi desek!

Bizden bu kadar mı, yoksa ‘birlikteyiz, ölümüne aydınlığa adımlar için’ mi, desek.

Karanlık aydınlığa/aydınlık karanlığa erketedir/

Aslında, önemli, ikisinin birbirine olan dengesini sağlamak çok önemli, diye de düşünmek, zamanımızdan çok fazla çalmaz.

Çalsa ne olur, çalınanların yanında esemesi mi okunacak?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.