Müslüm Üzülmez

Müslüm Üzülmez

Genç bir yazarımız: Neçirvan Bozkaplan

Genç bir yazarımız: Neçirvan Bozkaplan

Bu yazımda genç bir yazarımızı tanıtmak istiyorum.

Yazarımızın adı Neçirvan Bozkaplan. (Yazarımız daha önce nüfus kaydında Ahmet olan ismini mahkeme kararıyla Neçirvan olarak değiştirmiştir.)

Neçrivan’la 25-30 Nisan 2023 tarihlerinde Çermik'te düzenlenen 4. Kitap Fuarı’nda tanışmış ve bu tanışmamızda kısa bir sohbetimiz olmuştu. Daha sonra 17 Eylül 2023’te Ergani’de buluştuk. Bu buluşmamızda verimli uzun bir sohbetimiz oldu. Bu buluşmanın ardından bana yayımlanmış Gri Katırlar Ülkesi (2019), Çerçi Beşir (2020), Haymatlosun Gözleri (2021) ve Lolo’nun Kurbağaları (2022) adlı 4 kitabını(*) ve ayrıca Renkli Vagonlar adlı fanzin (Sayı:2, Temmuz 2023) çalışmasını verdi.

Kitapların tümünü ve fanzini inceleyip okudum. Üretken genç yazarımızı kutluyorum.

Yazma her şeyden önce sabır ve emek ister. Neçirvan sabırla sözcüklerle boğuşarak zihninde fırtınalar yaratıp beyin hücreleri arasındaki kıvrımlarda düşünceleri çarpıştırarak sözcüklerden cümleler, cümlelerden öykü ve romanlar oluşturmuş. Yazılanlar arzulanan düzeyde olmayabilir, olsun. Önemli olan genç yazarımızın yazma serüveninde yer almış olmasıdır. Yazarımız yolun başında sayılır. Devam edip yoğunlaşması halinde harika öykü ve romanlara imza atacağını düşünüyorum. Yayımlanmış eserlerinden ben bunu görüyorum. Eserleri yoğun bir emek ürünü. Okuyanı az bir toplum oluşumuzdan dolayı böylesi çalışmaların kıymetini bilmeliyiz. Yazan ve çizenimiz çok az, bu nedenle yazan ve çizen insanlarımızı el üstünde tutmalı, nitelikçe gelişmelerini teşvik etmeliyiz. Okuyan toplumdan yazan bir toplum aşamasına ne zaman geçersek toplumsal gelişmemiz ancak o zaman tamamlanmış olacaktır.

Yazarken neden yazdığımızı iyi düşünmeliyiz. Yazarken zihinlerimizin puslu derinliklerinde dönüp duran düşüncelerimizi akıl süzgecinden geçirerek hayata dair olmasına çalışmalı, buna gayret göstermeliyiz. Hayal gücümüzü zorlayarak yaşamımızı anlamlandırmak için yazmalıyız. Gerçekçi ve hayata dair olmayan eserler Søren Kierkegaard’in başka bir bağlamda söylediğini ödünç alırsak, “meyvenin kalbini mesken tutmuş çürük gibidir, dışı ne kadar canlı görünebilse de, kabuğun bir şeyi belli etmediği bir iç kovuk gibidir.” Şahsi düşünceme göre yazılacak öykü ve romanlar hayata, hayatın gerçeklerine dokunduğunda ancak bir anlam kazanır, bireysel, toplumsal, ulusal gelişmeye özgül bir katkı sunabilir.

Ve ayrıca yazılanlar geleceğe dair umut taşımalıdır. Mağduriyeti, acılı yaşamı anlatmadan ziyade direnmeyi, sevinçleri, başarmayı ve başarmanın mutluluğunu anlatmalı, umut aşılamalıdır. Kaleme alınacak eserler Diyarbakır Surları’nın dibine kadar süzülen güneş ışınları gibi aydınlık saçmalıdır. Yeni yazarlarımızdan ben bunları bekliyorum.

Hep birlikte, yeni bir yaşam kuvveti yaratmanın yollarını arayanlar olarak ne yapmalı diye düşünmeliyiz.

Neçirvan iyi bir gözlemci, yeteneğini kullanmasını iyi biliyor. Kan, acı ve gözyaşının anayurdu olmuş coğrafyamızda doğayı, insanları ve nesneleri tanımaya çalışmakla kalmıyor, gözlemlerini dağarcığındaki bilgilerle harmanlayıp öykü ve romanlarıyla bizlerle paylaşıyor. Mekân, zaman, insan ve nesne betimlemeleri çok güzel. Hem Türkçe ve hem de Kürtçe yazması da ayrı bir zenginlik. Şayet algı ve kavrayışına bir düzen getirebilirse çok güzel eserlerin onu beklediğini müjdeleyebilirim. Çünkü çok güçlü bir kalemi var. Yayımlanmış eserlerinde ait olduğu coğrafyanın bir insanı olarak özgün bir anlatımla bizleri, bizlere anlatıyor. Genellikle yazılarında acı, keder, yoksulluk, zulüm, baskı işlenmiş ve sözcükler yerli yerine oturtulmuş. Umut biraz eksik olsa da Goethe’nin “İnsanlığa gösteriş yapmaya çalışan süslü nutuklar, sonbaharın kuru yapraklarını hışırdatan rüzgârlar gibi tatsız” özdeyişini kulağına küpe etmiş gibi. Yazılarında insanca yaşamaya bir çağrı var.

Neçrivan kardeşim, size başarılar diliyorum ve sizden çok güzel eserler bekliyorum. Haberin olsun.

***

Neçirvan (Ahmet) Bozkaplan Kimdir?

Neçirvan (Ahmet) Bozkaplan, 1992 yılında Diyarbakır ili Ergani ilçesi Xendeqan (Hendek) köyünde doğdu.

2012 yılında Van 100. Yıl Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünden mezun oldu.

Çeşitli dergi ve sitelerde kısa öyküler yazdı. Daha çok toplumcu gerçekçi çizgide yazılar yazmaktadır.

Kürtçenin Kurmancî, Dimilkî ve soranî lehçelerini bilmektedir. Ve orta seviyede İspanyolca...

Gri Katırlar Ülkesi (Roman), Çerçi Beşir (Roman), Haymatlosun Gözleri (Öykü), Lolo’nun Kurbağaları (Öykü) adlı eserleri yayımlanmış bulunmaktadır.

Evli ve bir kız çocuğu babasıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Müslüm Üzülmez Arşivi
SON YAZILAR