Havai fişekli ruh halimiz!

Corona falan filan derken, bir yıllık zaman zaman tam, zaman zaman yarı kapalı zorunlu cezaevi yaşam hikâyemizin bir yerlerindeyiz. Bitti-bitmedi tartışmalarının gölgesinde hayat devam ediyor. Doğal olarak sosyal alanlarda da hareketlilik başladı.

Bu virüs nedeniyle bir de evlilik için bekleyişler vardı, nikâh memurluklarında Ağustos ayına kadar doluluk var. Böyle olunca da yasaklar kalkar kalkmaz düğünlerde başladı. Evlenenlere mutluluk, güzel gelecek diliyoruz.

Ancak, bir maruzatımız, bir rahatsızlığımız var, duyuralım istedik. Sadece benim değil, genel anlamda halkın talebi. Küçük bir kesim değil, geniş bir kesim olduğu için zaten yazıyorum, yazma gereği hissettim.

Nedir diye merak etmeye gerek yok, başlıkta var olduğu üzere Havai fişek meselesi. Düğün dernek şenleniyor sanılıyor, vallahi öyle değil. Büyük rahatsızlık veriyor çevreye. Ruh halimizi bozuyor. Düğünlerin bitiş saatlerinde patlatıldığı için toplu halde ruh halimize hitap ediyor ve daha fazla bozulmasına neden oluyor.

Sosyal medyada da karşı olanların sayısının bir hayli fazla olduğunu görüyorum, doğrusu ben de karşıyım havai fişek patlatmalarına. Ruh halimizi bozmasının yanı sıra, tehlikeli boyutlarına da dikkat çekmek istiyorum. Diyarbakır’da sıcakların artışı ciddi şekilde hissedilmeye başlandı.

Bu tür patlayıcı aletlerin sıcakla buluşmadan kaynaklı sonuçların yaratacağı tahribatları az-çok tahmin etmek mümkün. Geride bıraktığımız hafta içinde bir düğünde patlatılan havai fişeklerin sonuçlarını gördük. Kıvılcımları kuru otlarda yangına neden oldu, çevreyi tehdit edecek boyuta ulaştığı sırada itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle önlendi.

Yani demem o ki; havai fişek meselesi ciddi sıkıntı. Ruh halimiz zaten bozuk, onu bir taraf bıraktık, patlamaların tehlikelerinden söz etmek istedim. Güvenlik birimlerine, tabii ki en başta valiliğe, bu havai fişek kutlamalarına yasak getirmesi hususunu hatırlatmak isterim. Vatandaşın da genel eğilimi bu yönde, o nedenle üstüne basarak hatırlatmak istiyorum.

*

Başka bir konu; Silvan ilçesindeki intihar olayları. Bu durumda ruh halimizi etkiliyor. Bir yılda 20 intihar. Son 20 günde ise, 3 kardeşin farklı şekilde intiharı.

Üzerinde ciddi durulması gereken bir durum. Dicle Üniversitesinin, Silvan ilçesinde, tabiri caizse kamp kurması lazım. İntihar olaylarının sosyolojik, psikolojik, işsizlik, yoksulluk, uyuşturucu. Sebebi her neyse, durumu araştırmalı kamuoyuna üniversitenin çalışması olarak sunmalı. Böyle olmalı ki, inşaatla anılan üniversite konumundan uzaklaşmalı.

Bekliyoruz.

Herkes işini yapsın.

Bostan bekçisiz değil.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.