İktidarın yeni bir hikâyesi yok!

İktidar son dönemlerde peş peşe gaflar yapıyor, yurttaşın kafasını karıştırıyor.

Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in hemcinsleri kadınlar için sarf ettiği sözler, sonra ısrarla doğruluğunu savunması büyük tepki topladı. Tepki yoğunlaştıkça Özlem Hanım ısrarında daha da yoğunlaştı, toplumla zıtlaştı.

Eski Bakan Mehmet Özhaseki, halkın iradesi için ‘Allah belanızı versin’ dedi, sonra ‘ifademde aşırıya kaçmış olabilirim’ dedi. Suni gündem yaratarak bizleri meşgul mü ediyorlar, yoksa gerçekten inandıklarımı savunuyorlar, tam anlamış değiliz.

İktidarın, iktidar mensuplarının halkla, toplumla olan diyalogları, genel anlamda sosyal ilişkilerimizi zedeleyen boyutlara ulaştı. Bu boyut tehlikeli bir noktada duruyor. Kendisinden olmayı ‘düşmanlaştıran’, ‘Ötekileştiren’, ‘Yok sayan’ bir tarzın ürünü olarak yansıyan durum, toplumun kızgınlığını giderek artırıyor.

Tekrar söylüyorum; bilerek mi, inanarak mı yapıyorlar, toplumu test etmek için mi yapıyorlar, çok emin değiliz. Günlük siyaset için sarf edilen sözlerin özrü, geri dönüşü olabilir, ayrıca mümkün de, bir de geriye dönüşü mümkün olmayan denemelerde yapıyorlar.

Bizler, Gare ile Özlem Zengin ile Mehmet Özhaseki ile meşgulken, AKP Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi İsmail Aydın, Anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilebileceğini söylemiş!

Bizler, ısrarla toplumsal mutabakatsız bir Anayasa olmaz dedikçe, onlar ısrarla anayasa üzerinden sitem değişikliği mesajı veriyorlar. Bunu da bilerek yapıp yapmadıklarından emin değilim. Sanırım önümüzdeki günlerde en fazla tartışılacak konulardan biri Anayasa değişikliği olacak. İktidar ve ortağının sayısı yetmediği halde böyle bir tartışmayı yürütecekler, yürütmek istiyorlar.

HDP’ye yönelik yürütülen hiçleştirme politikası da bu nedenledir. Amaç, muhalefeti bir şekilde ‘terörle, teröristle iltisaklı’ hikâyesi ile durumu beka meselesine indirgemek, buradan toplumsal destek sağlamak. Çünkü AK Partinin siyaset hanesinde yurttaşa anlatacağı yeni bir hikâyesi yok.

**

O nedenle AK Parti, yeni bir hikâye yaratmak istiyor. Anayasa değişikliği, belki de sistem değişikliği yeni bir hikâye olabileceği gibi, yakalanan iktidar fırsatının kalıcılığını sağlama fırsatıdır yapmak istedikleri.

İşte o ilk dört madde;

I. Devletin şekli:

Madde 1 – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

II. Cumhuriyetin nitelikleri:

Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

III. Devletin bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti:

Madde 3 – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır.

 

 

 

IV. Değiştirilemeyecek hükümler:

Madde 4 – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Bunlar değiştiğinde devletin şekli değişiyor, Cumhuriyetin nitelikleri ortadan kalkıyor. Resmi dil, bayrak, milli marş ve başkent tartışmalı hale geliyor. Bunlara tevessül etmek aslında mevcut anayasal düzenin ortadan kaldırılmasına teşebbüstür, suçtur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum