Korku ve siyaset

Korku; Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü...

Korku; sağlıklı düşünmeyi, karar vermeyi engellediği gibi; panik ve yanlışları da beraberinde getirir.

Suda boğulma olaylarının büyük çoğunluğu korku neticesi oluşan panik sonucudur. Tıpkı asansör bozulması sonucu oluşan panik gibi.

Tüm korkular zararlı değildir. Devlet, mahalle baskısı, örf, adet ve Allah korkusu ise korkunun iyi tarafı yani faydalı olanıdır.

Siyaset neticesi oluşan ve seçmenin etkileyen korku ise zararlı olanıdır.

Toplumsal kararın verildiği, ülkenin idaresini alacak siyasi partinin belirlendiği seçimde; korku ve endişe etkili olursa sağlıklı karar vermede olumsuz etkisi olur.

Maalesef ülkemizde darbeler neticesi oluşan siyasi oluşumlar da korku etkili olmuş siyaset fanatik bir hal almış, tarafgirlik aklı Selim'i devre bırakmıştır.

İrtica ile mücadele, 28 Şubat süreci, dindarlar üzerindeki baskı; cami cemaati ve dindar kesimin korku ve endişeye sebep olmuştur. Bu kesimin Ak Parti de birleşmeleri, oluşturdukları mahalle baskısı ile aklıselim kullanma yerine Ak Parti'ye oy vermelerini sağlamaktadır.

Devletlerin imkânları, medyanın desteği ve alternatifin olmayışı cami cemaatinin Ak Parti'ye destekleri hep olmuştur.

Seçmen kitlesinin bir başka büyük kitlesi Alevî vatandaşları da CHP de yer almaları, desteklemeleri, mahalle baskısı ile bu kitleyi bir arada tutmasının en büyük etkeni korku, endişe ve belirsizliğin ta kendisidir.

Aynı durum Kürt kökenli seçmen içinde geçerlidir. HDP ye büyük destekleri siyasi analiz sonucu değildir. "İnadına" ve "Raya xu bide xu" (Oyunu kendine ver) baskısı sonucudur.

Milliyetçi seçmenin bir arada bulunmaları (İYİ PARTİ ve MHP) vatan ve bayrak kaygısı ile terör endişesidir.

Siyasetteki korkunun bir başka boyutu da mensubu olduğu kitle tarafından dışlanma boyutudur.

Ülkemizde etkili olan ve siyasette belirleyici olan; ağa, aşiret, şeyx ve benzeri feodal yapı değerini yitirmiş, etkileri bitmiştir. Bunların yerini siyasi baronların oluşturduğu feodal yapı etkili olmuştur.

Onun için Ak Parti, CHP, HDP ve MHP-İYİ PARTİ kimi aday gösterirlerse göstersin, seçmenleri ona oy vereceği ve koşulsuz destekleyeceği gerçeğidir.

Bu oluşum ülke çıkarlarına uygun olmadığı gibi; Cami cemaati, Alevî, Kürt kökenli ve Milliyetçi vatandaşların faydalarına olmadığı da gerçeğidir.

Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.