Rantçı ‘Basın şürekâsı’

Tarım ve hayvancılık ülkesi olmakla övünürdük.
Şimdi, her iki alanda da yok olmak üzere olan bir ülke konumundayız.  
Uzmanlar, her iki alanda da sonuçların iç açıcı olmadığına işaret ediyor. Tarımda, çiftçinin bitme noktasına gelişi, üstüne bir de kuraklık meselesi, durum, iyice içinden çıkılmaz hale dönüştü.
Uzmanlar; ‘Önce kuraklık, sonra kıtlık’ diyor.
Geldiğimiz noktaya bakar mısınız?
 
Dönem liyakatsizler dönemi.
Her kes her şeyden anlıyor,
Her kes her şeyi biliyor,
Ya da biliyor gibi davranıyor.
Oysa kimse işinin uzmanı değil.
Bilmiyorlar, bilmedikleri gibi hazır sistemi de bozuyorlar.
Sistemi bozuyorlar ki, istedikleri gibi işlerini yürütebilsinler.
*
Türkiye genelinde olan-bitene Sedat Peker üzerinden vakıf oluyoruz. Diyarbakır’da olan bitene de kendimiz tanıklık ediyoruz.
Bu ara Sağlık müdürlüğünde dönen dolaplar gündemde.
İhale, ihale erteleme, fiyat değişimleri, aradan götürülen rakamlar, araç kiralama ile elde edilen rantlar falan-filan derken,
Sonuç; soygun ve talan
*
Bu kadar soygun ve talanın olmasının tek nedeni; bağımsız özgür basının devre dışı bırakılarak, yerine bağımlı, rantçı ‘basın’ şürekâsının yaratılmış olmasıdır. Liyakatsiz, sorgulamayan, hem yerel yöneticilerin hem de genel yöneticilerin kontrolünde, onların her dediğine evet diyen bir güruh yarattılar, çarklarını döndürüyorlar.
Onlar sanıyor ki, bu çark sonsuza kadar devam eder.
Hangi yönetim biçimi olursa olsun, gazetecinin görevi halk adına, ait olduğu toplum adına muhalif olmaktır. Yapılan yanlışlara halk adına karşı çıkmaktır. Halkın sorunlarını yöneticilerin aklına, masasına not düşürmektir.
Maalesef, özellikle son 10-15 yılın tablosunda hem genelde hem de yerelde ‘Bağımlı gazeteci’ fotoğrafı var. Direniyorlar, çünkü bu sistem olmazsa onlar da olmayacak. Kendilerini var eden sistemi koruyarak raf ömürlerini uzatmaya çalışıyorlar. İstedikleri kadar dirensinler, bence son kullanma tarihlerinin yaklaştığını onlar da biliyor.
*
İşçi, çiftçi, köylü, öğretmen, öğrenci, esnaf, bunca zamandır yaşadıklarının fotoğrafını unutmayacağı gibi, bu ‘ayarsız’ gazetecilerin silik duruşunu da unutmayacak.
Rantçı ‘basın şürekâsı’ bitiyor, bitecek.
 
 
 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.