1. YAZARLAR

  2. Fatih Yokuş

  3. Seçim Ve Vebal
Fatih Yokuş

Fatih Yokuş

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçim Ve Vebal

A+A-

Kişi yaptığı veya sebep olduğu sevap ve günahlardan sorumludur. 

Kitle iletişim araçlarının kullanılması neticesinde, etki ettiği insan sayısının artması oranıyla sorumluluklarının da arttığıdır. 

Netice itibariyle etkilenen kişilerin sevap/günahları azalmaksızın bir misli onlarada pay verildiğidir. 

Sebep olduğu fiil süreklili arz ediyor veya yasal hale geliyorsa günah ve sevabın da süreklilik arz ettiği belki de öldükten yıllar yıllar sonrada vebalden kurtulamayacağıdır. 

Şunu peşinen belirteyim ki, CHP ile halkı korkutup, iktidarı var gücüyle destekleyen, dini değerleri kullanan kişi ve kuruluşlara bir çift sözüm vardır.

İktidarin AB uyum yasaları adı altında çıkardığı; Istanbul sözleşmesi, Kumarın cazip hale getirilmesi, Zinanın suç olmaktan çıkarılması, Domuz etinin kasaplık et statüsüne alınması, manevi değerlere aykırı olan yasaları.

Khk ile işten atılanlar veya Kayum ile mallarına el konulanları. 

Yolsuzluk, rüşvet, devletin imkânlarını kulanılarak elde edilen haksız kazançlar ve ısrafları.

Sizler bunların da hesabını yaptınız mı?

 

Yüce Allah: 

Kim güzel bir şefaatte bulunursa ondan kendisi için bir nasip olur; kim de kötü bir işe aracılık ederse onun da buna denk bir payı olur. Allah her şeyi koruyup hakkını vermektedir.(Nisa 85) 

Siyaset yapmak, siyasi bir partide görev almak veya insanların oy verme tercihlerini etki etmek süreklilik arz eden veballerdir. 

Burada ince bir detay, pek dikkat edilmeyen bir ayrinti var. O da siyasi partinin kazanip/kazanmama ihtimalidir. 

Secimi kazanma ihtimali olmayan siyasi bir partiyi tercih etmek önemidir. 

Eğer o parti dini değerlere önem vereceği sözünü veriyorsa, mahkeme-i kubrada "ya Rab dinime değer vereceği sözü üzerine destek verdim" diyerek kişiyi vebalden da kurtulabilir. 

Diğer partilerin de dini değerlere saygılı olmasına sebep olabilir.

Bir de kazanma ihtimali yüksek veya iktidarda olan siyasi bir partiye tarafgirane biçimde desteklemek.

Bu durumda çok dikatli olmak gerekir. 

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem: 

“Kötülüğe delalet eden (yol gösteren) onu yapan gibidir.” (Deylemi) 

Iktidarın söyleyeceğinden ziyade, yaptıkları dikkate alınmalıdır. 

Ülkedeki islami ve ahlakı değerlerin toplumdaki durumuna bakılmalıdır. 

Çıkarmış olduğu yasalara göre değerlendirme yapılmalıdır. 

17 yıllık Ak Parti iktidarı dönemine bakıldığında, türbanın (yasal güvence altıda degil) serbest olması, imam-hatipler (öğrencileri artmadigi) okullarının artması, yaz Kur'an kurslar, medrese ve tarikatlara önem vermesi olumlu bir gelişmedir. 

Ancak

Toplunda artan ahlakı çöküntü, içki tüketimi, faiz, kumar ve cinayetlerin artması, adalete olan güvenin azalması, cami cemaatinin azalması, hapishanelerin dolması, suç oranları ve daha nice kriterlere bakılırsa durumun pekde iç açıcı olmadığıdır. 

İslamiyet

Yesribi Musab bin Umeyre (ra) ile,  Evs ve Hazrec kabilelerini barıştırıp kardeş yapmış ve MEDİNE-İ MÜNEVVER yapmıştır.

Peygamber ve sahnesini yurtlarından eden MEKKE halkının fetih ile guruplar halinde müslüman olmaları, Diyarbakır, İstanbul, arabistan... ve daha nice beldelerin gönüllerin fethi ve Allahın nasıp etmesiyle müslüman olmalarına vesile olmuştur.

Oysa milli görüşün gönül fethiyle iktidara gelindiği ülkede 17 yıldan fazladir iktidarda olanlar islami bir fetihi başarmışlarmıdır?

Son seçimlere ve siyasi söylemlere bakılırsa feth etme konusunda başarılı olmadığıdır.

Bunca yanlışlara bakıldığında iktidarin günahların sevaplarından fazla olduğudur.

Dünya hayatının ahiret için bir tarla olduğunu, ne ekersek onu biçeceğimizi bilenlerdenız.

Vereceğimiz veya verilmesine vesile olacağımız oyların sebep olacağı vebalı iyi hesap edenlerdeniz.

İstanbul seçimlerinde, milli ve manevi alanda istenilen başarıyı elde edemeyen iktidarın yerine Saadet Partisine oy vererek onları ikkaz etmek zorundayız.

Duygusal değil mantıksal düşünmeliyiz. Birilerinin makamı için ahiretimizi tehlikeye atmamalıyız. 

Selam ve dua ile.

...

Bu yazı toplam 1737 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.