Siyaset halk içindir

‘Siyaset para biriktirmek için değildir.

Halka hizmet ederek kendini mutlu hissetmek içindir.

Basit olmaktır ve halk gibi olmaktır, sıradan bir vatandaş gibi olmaktır.’

Jose Mujika

Uruguay eski Cumhurbaşkanı

**

Bu sabah bu eski paylaşım ekranıma geldi. Onun hayatına bakınca öyle olduğunu biliyoruz. Sözleri de yaşantısına, pratiğine uygun. Halkının gözünün önündeydi. Eski gerillaydı, devlet başkanı oldu. Hiç parası olmadı, eşine ait bahçedeki küçük bir evde yaşıyor. Görevdeyken de, emekli olduktan sonra da devlete hiç yük olmadı.

**

Siyasete ve siyasetçiye yaptığı atıf ne kadar önemli değil mi?

Halka hizmet ederek kendini mutlu hissetmek, halkı gibi olmak!

Pepe lakaplı eski gerilla için söylüyoruz da, kapitalist olarak gördüğümüz Almanya’nın Başbakanı Merkel’e bakıyoruz, aynı. Kapitalist ya da sosyalist olmak ile ilgili değil, ahlak ve etik değerlerle ilgili bir durum.

Bizde nasıl?

Bizde ara ki bulasın!

Adaleti, hakkı, hukuku kendi çıkarları çerçevesinde kabul eden, rotasını kendi eksenine göre planlayan, siyasetin ve Sivil Toplum Kuruluşlarının başında olmayı zenginleşme aracı olarak gören, algılayan, tüm çabasını bunun için harcayan toplumsal profilimizin çarkının dişlileri arasında nasıl ezildiğimizin farkındayız değil mi?

Hem yerel hem de genel iktidarların, aynı şekilde Sivil Toplum Kuruluşları olarak adlandırdığımız kurumların işleyiş biçimi, tamamen zenginleşmeye yönelik bir kurgu üzerinden yürüyor. Bir sonraki bir öncekini örnekliyor, referansını bunun üzerinden teyit ediyor, kendine ‘hayırlı işler’ pozisyonu yaratıyor, sonra ‘Allah yürü ya kulum dedi’ diyor, ilahi düzeyde bir kez daha teyit ediyor haksız, hukuksuz, adaletsiz kazancını.

Kısa sürede zenginleşenlerin yükseliş trendine, yıllara sarih yayılma biçimine baktığımız da, ya yerel yönetimler ya da genel yönetimler sayesinde olduğunu görüyoruz. Bununla birlikte ağırlık noktasının da imarla ilgili planlamalar olduğu çok net. 

Bunlar kendileri için, ‘at binenin kılıç kuşananındır’ diyor.

Ata binmeyi bilmeyen, kılıç sallamayı beceremeyenler, bu atasözünün kendileri için söylenmiş olduğunu sanıyorlar, hiç değil.

Devir-devran meselesine inanmak lazım.

Kimseye kalmıyor.

‘Yiğit ölür şan kalır’ da boş bir söz değil hani!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.