Siyaset kazanç aracı mı? Hizmet kapısı mı?

İktidarın gidişini hızlandırmanın yanı sıra, siyasetin kazanç aracı mı, hizmet kapısı mı olduğunu tartışmamız, konuşmamız gerekiyor ki, hizmet kapısı olduğu konusunda ortaklaşıp, netleşelim.
Yurttaşın, vatandaşın siyaset kurumuna, siyasetçiye olan güveni özellikle son yıllarda tamamen bitti, hatta yok oldu diyebiliriz. 20 yıllık AK Parti iktidarı döneminde, siyaseten zenginleşenlerin sayısı o kadar arttı ki, bireyler kazanç kapısının siyaset olduğuna kanaat getirdi. Yani parti zengini dönemi başlatıldı dersek yanlış bir şey söylememiş oluruz.
Bireyler küçük ya da büyük kazançlar sağlamak için bir partiye mensup olmayı hedefine koyuyor. Böyle düşünen, fikirlerini açık söylemekten çekinmeyenlere tanık oluyoruz. Bir partiye mensup olunmadığında para kazanamayacağını düşünüyor insanlar.
Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giderken muhalefetin ana damarı, katalizörü olan Cumhuriyet Halk Partisine de çok az da olsa bu türden birey yaklaşımlarının olduğu gerçeğinden uzaklaşamayız. Yani birileri siyaset üzerinden açılmış kazanç kapısını kaybetmek istemiyor, sürekliliğini sağlamak istiyor.
Gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz, ancak iyi insanlar hep birlikte, siyaset arenasının hizmet kapısı olduğu yönündeki çabalarımızı ortaklaşarak sürdüreceğiz.
*
Elbette aksini yapacak olanlar da olacak.
Örneğin; Bu düzeni, bu kazanç kapısını kaybetmek istemeyenler, kaybettirecek kilit gücün HDP olduğuna da kanaat getirmiş olacaklar ki, parti kadrolarına aralıksız operasyonlar gerçekleştiriyorlar.
Yani HDP’yi kolsuz, kanatsız bir hale getirme çabaları var. Belki de ‘bize destek verin’ operasyonları bunlar. Ancak, gördüğümüz kadarıyla HDP cephesinden böyle bir ışık yok. Aksine, Millet ittifakının adayına ışık yakıldı. Mansur Yavaş olmaz denildi. Net siyaset yapıyorlar, net konuşuyorlar.
Siyaseti kazanç kapısı olarak değerlendirmediklerini, aksine hizmet kapısı olarak benimsediklerini Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel’in BBC’deki söyleşisinde de net görüyoruz. Kılıçdaroğlu ve İmamoğluna sıcak bakıldığı yönündeki işaret, operasyonların Edirne’ye kadar uzamasına neden oldu gibi!
Bence değişen bir şey olmayacak. Siyaset yapmasınlar, aday gösteremeyecek duruma gelsinler gibi bir düşünce ile yüklenme yapılıyorsa, tutacağını sanmıyorum. Yüzde 13 oy oranına sahip bir parti, siyaset yapacak birey konusunda sıkıntı çekmeyeceği gibi, adaylar konusunda da sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum.
Korku duvarları çoktan aşıldı.
Demokrasi mücadelesi verenler ortaklaştıkça, ülke ve millet adına çalışacakları yönünde güven verdikçe, siyaseti kazanç kapısı olarak görenlerin dizleri giderek bükülecek, hizmet kapısı büyüyecek.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.