Yine çeteci gazeteci yazısı

Hazır gazetecilerle ilgili yazmaya başlamışken devam edeyim istedim. Kendi mesleğim ancak, bulunduğumuz zaman dilimi içinde memnun ve mutlu etmeyen bir meslek olarak toplumun gözlerine ‘diken’ gibi batıyor.

Diğer alanlarda olduğu gibi kalite kontrole tabi hale gelmesi gereken gazetecilik mesleğinin, nasıl ve ne şekilde normale döneceği, toplumsal sorumluluğunu nasıl yerine getireceği konusunda çok yönlü çözüm önerilerimizi hazır hale getirmek zorundayız.

Yeni bir dönem başlayacak, bu nedenle aynı tarz gazeteciliğin devam ettirilmesi gibi bir şansın olmadığını söylemek istiyorum. Ancak, her dönem kendi menfaatleri doğrultusunda gazeteciliği deneyenlerin olduğunu biliyoruz, maalesef yapılacak bir şey de yok.

Ancak hiçbir dönem hiçbir meslek AK Parti iktidarı döneminde olduğu kadar ‘paspal’ olmadı. Sadece gazetecilik alanında değil, toplumsal değerlerimizin korunduğu bütün alanlarda ‘paspal’lık söz konusu bu dönem. Yani Devlete ait kurumlarda da gazeteciliğin paspal hale getirildiği bir dönem yaşıyoruz. Örneklerini Anadolu Ajansı ve TRT gibi devlet kurumlarında çok net görebiliyoruz. Bu alanlarda istihdam edilenlerin büyük çoğunluğunun gazetecilik formasyonunun olmadığını çok net görmek mümkün. Biat ve emirle yapılan gazeteciliğin şahsi yansımalarını TV ekranlarında ya da gazete sütunlarında ve de köşe yazılarında çok net görmek mümkün.

Sadece karalama ve suçlama mantığı üzerine programlanmış gazetecilik tarzını gazetecilik zanneden yeni nesil gazeteci türünün varlığına son vermek gerekiyor. Çünkü bu yeni tür gazeteci nesli toplumsal geleceği, aydınlık geleceği tehdit ediyor.

Bu tür ‘gazeteci’ ler bağımsız değil, özgürlükçü değil, tamamen sahibinin sesi. O nedenle bunlarda çeteci bir tür.

Elbette ki bu alanların temizlenmesi ve düzeltilmesi gerekiyor, ancak sadece bu alanların temizlenmesi de durumu kurtarmıyor. Özellikle de yerel basın çerçevesinde de durumu gözden geçirmek gerekiyor. Mesleği hakkıyla yapanların tespiti şart, yapıyormuş gibi görünenlerin varlığı devam ettiği sürece gelecekle ilgili sağlıklı bir basın organizasyonu sağlamak mümkün olmaz, ‘Böyle gelmiş böyle gider’ tarzı anlayış gelecek zaman dilimini de kontrolü altına alır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.