İbrahim Ateşoğlu

İbrahim Ateşoğlu

55 Yıldır Altına Şekil Veren Usta: Zülfükar Ateşoğlu

55 Yıldır Altına Şekil Veren Usta: Zülfükar Ateşoğlu

ateoglu.jpeg

Diyarbakır’ın eski çarşılarında sabah erken açılan dükkânlar vardır…
Henüz sokaklar tam uyanmadan, kepenkler yarıya kadar kaldırılır…
İçeride bir ışık yanar…
Ve ince bir çekiç sesi duyulur.

İşte o seslerden biri, yıllarca Zülfükar Ateşoğlu’nun dükkânından yükseldi.

1955 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi.
Daha çocuk denecek yaşta, yedi yaşında…
Hayat onu oyunlardan alıp bir atölyenin içine bıraktı.

Altınla ilk tanışması böyle oldu.

Küçük elleriyle önce izledi…
Sonra tutmayı öğrendi…
Sonra sabretmeyi…

Çünkü kuyumculuk, önce sabrı öğretirdi insana.

Günler geçti…
Yıllar birbirini kovaladı…
Çekiç sesleri artık yabancı değildi.

El alıştı…
Göz inceldi…
Ve bir gün fark edilmeden usta oldu.

Ama o hiçbir zaman “oldum” demedi.

Özellikle Diyarbakır’a özgü hasır bilezik işçiliğinde kendini buldu.
İnce altın telleri sabırla örerken…
Aslında yıllarını ilmek ilmek işliyordu.

Her bilezikte biraz çocukluğu vardı…
Biraz gençliği…
Biraz da geçip giden zaman…

Saatler süren emeğin ardından ortaya çıkan her parça, sadece bir takı değildi.
Bir ömrün sessiz anlatımıydı.

Dükkânı büyümedi belki…
Ama içindeki emek büyüdü.

Bir köşede çay demlendi…
Bir köşede çıraklar yetişti…
Ve o, her gelen gence sadece meslek değil…
Bir duruş öğretti.

Yarım asrı aşan meslek hayatı boyunca sadece üretmedi…
Aynı zamanda öğretti.
Çünkü o, kuyumculuğun altınla değil; sabırla, emekle ve dürüstlükle işlendiğine inanan ustalardandı.

Onun yetiştirdiği her çırak…
Aslında bu geleneğin yarına taşınan bir parçası oldu.

Bu yönüyle Zülfükar Ateşoğlu, yalnızca bir kuyumcu değil;
Diyarbakır’ın köklü kuyumculuk geleneğini yaşatan bir hafıza,
bir emek,
bir ustalık hikâyesidir.

Yarım asrı aşan bu yolculukta…
Zülfükar Ateşoğlu sadece altına şekil vermedi.
Kendi hayatını da sabırla işledi.

Bugün Diyarbakır çarşılarında onun adı geçtiğinde…
İnsanlar sadece bir ustayı hatırlamaz.

Bir ömrü hatırlar.
Bir emeği…
Bir sessizliği…

O, altına şekil veren bir usta değildi sadece…
Bir geleneğe yön veren bir isimdi.

Ve bazı isimler vardır…
Zaman geçse de eskimez.

Zülfükar Ateşoğlu…
onlardan biri.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İbrahim Ateşoğlu Arşivi
SON YAZILAR