Asfalt keyfi!

Ticaret mi, siyaset mi?

Gibi bir tartışmanın aslında tam da ortasındayız. Yönetme sanatı ile sömürme sanatının at başı yürüdüğü bir zaman diliminin tanıkları konumundayız. Bu yeni bir durum değil, ancak toplumsal hafızalarımızı tazelemek manasında hatırlatmalar yapmak yararlıdır diye düşünüyorum.

Evet; Ticaret ve siyaset bir arada yürüyor halkımızın sırtından, cebinden. Öyle şeyler duyuyor, görüyor, tanıklık ediyoruz ki, eskiden ‘dudak uçuklatan’ cinsten derlerdi ya, fersahı, fersah ileride bir durum söz konusu.

‘Yandı Gülüm Keten Helva’ muhabbetine denk gelen durumdayız.

Belediyelerle ilgili vurgun, hırsızlık, yolsuzluklar, aradan bir yıl geçmesine rağmen yeni gündem olmaya başladı. İstanbul’dan Adana’ya, Mersin’e kadar uzanan hattaki yolsuzlukların hesabı henüz sorulamadığı gibi, CHP’li belediyeler dışındaki belediyelerde hala kafa karıştıran, siyaset-ticaret ikilisinin at başı yürüdüğünü görüyoruz.

ASFALT KEYFİ

Genelde katrilyonluk ihalelerin az sayıda müteahhitler arasında paylaşımı hala devam ediyor. Ankara Büyükşehir Belediyesinin bir önceki yönetimi asfaltı 60 tl’ye alırken, yeni yönetim aynı firmadan 25 tl’ye almaya başlamış. Halkın paralarının nasıl gasp edildiğini çok net görüyoruz. İstanbul asfaltını yapan ailenin sefasına tanık olunca, halkın çektiği cefanın nedenini anlamak mümkün, belediyelerin asfalt keyfine diyecek yok!

Tam bunları tartışırken, Diyarbakır’da bir belediyenin asfaltı 3 yıllığına bir firmaya 85 milyon(eski para ile 85 trilyon)ihale ettiğini anlattılar. Aynı şartlarda aynı ihaleyi 20-25 milyona yapmakta mümkünmüş, üstelik yapan da olurmuş!

Ne diyek!

ALLAH hakkımızı yiyenlere bırakmasın.

**

AKILLI ŞEHİR!

Diyarbakır Valisi geçtiğimiz günlerde kentin yöneticileri ile toplanmış, neler yapacaklarını konuşup, tartışmışlar. Akıllı şehir projesi benimsenmiş, kentin akıllı hale getirilmesine karar verilmiş. Kayyumlu, yarı sivil bir yönetim anlayışı, yolsuzluklarla anılan belediyecilik anlayışı ile ‘akıllı şehir’ projesi nasıl hayata geçirilir? Sadece benim için değil, herkes için merak konusu olmalı.

Bu kafayla, bu yönetim şekli ile ‘Akıllı şehir’ projeleri mümkün değil.

Akıllı evler, akıllı şehirler projeleri para harcayarak olmuyor, bir anlayışla oluyor. Yani, demokratik, çağdaş anlayışa sahip olan yönetenlerin, yönetilenlerin ortak kararlarının ortak yaşam pratiğine yansımasının sonucunda oluyor..

Ne demişti, Malatyalı teyzem; ‘Ev akıllı olmuş ne yapam, iş ki içindeki akıllı ola’..

‘Şehir akıllı olmuş ne yapayım, içindekiler ve zihniyetler akıllı olsun’ deyip, topu orta sahaya atayım, çevirme hakkı hepimizin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR