1. YAZARLAR

  2. NACİ SAPAN

  3. Bir dostu uğurlarken
NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir dostu uğurlarken

A+A-

İktidar-güç-para, kazanmak, kaybetmek, pahalılık, enflasyon, mazbata falan filan derken, içine girdiğimiz derin girdapta debelenirken yaşamın içinden bir gerçeğin kahreden sesi ile sarsılıyoruz. Gecenin bir saatinde o kahreden ses, size çok iyi tanıdığınız, bir şeyler paylaştığınız sevgili bir dostun geri dönmemek üzere gidişini, sonsuzluğa uğurlanacağını anlatıyor.

Kahreden haberlerin en acımasızı, ölüm haberidir.

Hele bir de zamansız, beklenmeyen bir an ise.

Sarsılmamak, üzülmemek, etkisi altında moral olarak çökmemek mümkün mü?

Sosyal medya mesajları gecenin bir yarısında ‘Azrail’in postacısı’ rolünde haberi verdiğinde, inanmama rolünü gayri ihtiyarı oynamak gibi bir dürtü ile belki de ‘değildir’ diye düşünmek istiyorsunuz. Oysa gerçek. 11. Bölge Diyarbakır Eczacılar Odası Başkanı Ferat Değer’in ölüm haberi gerçek. Birlikte keyifli zamanlar geçirdiğimiz, ortak mahallemiz sur içi ile ilgili uzun sohbetler yaptığımız bir şehir çocuğu. Eczacılar Odası Başkanı olarak arkadaşları ile birlikte önemli sosyal projelere imza attı, geride güzel anılar bıraktı.

Dostluğu, arkadaşlığı, sohbeti unutulmaz olanlar hanesinde yeri her zaman başköşede olacak. Ölüm haberini aldıktan sonraki ilk şokun ardından hafızama kazılmış olan görüntü geldi gözlerimin önüne. 5-6 yıl önceydi, Lise caddesinde oturdukları binanın giriş merdivenlerinde eşi ile birlikte oturmuş, derin bir sohbetle birlikte çekirdek çitledikleri o çerçeveyi oturttum kafama.

Sormuştum o zaman onlara; ‘Ne yapıyorsunuz böyle sokak ortasında’ diye.

‘Geleni gideni seyrediyoruz, kafa dinliyoruz’ demişlerdi. Sonra birlikte sohbete devam etmiştik. Kafasına takılanı, takılmayanı soran-sorgulayan bir yapısı vardı. Gazetede köşe yazısı yazacağım dedi, yazdı kendi üslubuyla. Bir okuyucu kitlesi oluşunca çok mutlu olmuştu. Bu nedenle daha fazla soran sorgulayan tarzını biraz daha geliştirmeye başladı. ‘Artık ben de köşe yazarıyım, en büyük rakibin benim’ esprisinin ardından, ‘şaka şaka sen benim mehle büyüğümsün’ deyişini asla unutmayacağım, evlerinin merdiveninde eşi ile birlikte yaptığı sohbet anı ile birlikte.

 

Işıklar içinde uyu Ferat kardeşim.

Sana rahmet diliyorum, ailene, eş, dost, akraba ve arkadaşlarına, eczacı camiasına, sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum.

Başka ne denilebilir ki, bu son yolculuklar için.  

Bu yazı toplam 467 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.