CHP çok şey yapmalı

Akıl vermek çok sevdiğim bir durum olmadığı için ‘CHP ne yapmalı’ diye başlık atmak istemedim, ancak CHP çok şey yapmalıdır diyerek de yurttaşlık hakkımı kullanmak istiyorum.
Evet, çok beklenti var, çok şey yapmalı CHP.
Bir süredir iktidarı ‘Çantada keklik’ gibi görmek gibi bir hissiyata kapılmış olunsa da, siyasette 24 saatin çok önemli olduğu gerçeğinin gözden kaçırılmaması gerektiğini de hiçbir zaman unutmamak lazım.
Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim, siyaset bezirgânlarının gazına gelip, 300-500 kişilik katılım törenleri ve rozet takma merasimlerinin iktidara giden güzergâhlar olduğuna kesin kanaat getirmemek lazım. Bunlar olmasın demiyorum, elbette yeni katılımlar olacak, ancak bunların CHP’yi nihai hedefe götürecek bir güç olmadığını bilmek lazım.
Nitekim o debdebeli katılımlar, rozet takma törenlerinin sonuçlarının yüzde artışlarına etki etmediğini çok net görüyoruz. Bu katılımları çok abartmadan kabul edip, kıymet biçmekle beraber, içe dönük ‘Ne yapıyoruz’ sorusunu sürekli sorarak ve de gereğini yaparak yol yürüyüşü gerçekleştirmek gerekir.
Belediyelerin kazanıldığı il, ilçe ve beldelerde neler oluyor, neler yapılıyor, halkın memnuniyeti nedir, şikâyetleri nelerdir, hizmetlerden ve kadrolardan yana bir sıkıntı var mı yok mu, bunlara bakmak, sonuçları üzerinden politikalar üretmek gerekiyor.
Bunun yanı sıra il, ilçe, belde teşkilatlarında yönetim anlayışlarının halkı kucaklayan bir tarza hitap edip etmediğine bakmak, incelemek gerekir diye düşünüyorum. Bunları ezbere yazmıyorum, kafadan üretmiyorum. Çok yerde yönetimlerin yol yürüyüşünden yansıyan şikâyetlere tanık olduğum için yazıyorum. Özelliklede belediyelerin olduğu kentlerde yerel iktidar sarhoşluğunun yansımalarının genel iktidara yönelik izlenimleri insanları rahatsız ediyor.
Duyuyorum, birçok yerde partinin yöneticileri de dâhil olmak üzere, belediye yönetimlerinde görevli olanlar telefonlara çıkmıyor.
Sorulduğunda da ‘Çok yoğunuz’ diyorlarmış.
Halka hizmet ya da halkla diyalog dışında nasıl bir yoğunlukmuş diye sormazlar mı adama?
Soruyorlar zaten.
O nedenle ‘CHP ne yapmalı?’
Diye sormuyorum, ‘CHP çok şey yapmalı’ diyorum.
Hiçbir ikbal beklentisi olmayan CHP’ye üye bir gazeteci olarak yazıyorum.
Genel merkezden, Türkiye’nin en uç beldesindeki CHP yöneticisine sesleniyorum;
‘Silkinip kendinize gelin, nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olduk, ne yapmalıyız’ diye kişisel ve partisel anlamda bir analiz yapın.
Bir kez daha yazıyorum;
Bu kadar Genel Başkan danışmanına, belediyelere, milletvekillerinin kent gezmelerine, Genel Başkanın her hafta düzenlediği grup toplantı ve buluşmalarına rağmen, yüzde 30-35’ler yakalanmadıysa, bu organizasyonda bir aksaklık, belki de bir samimiyetsizlik var.
Ya da yanlış adreslere yönlendirme var!
Halk CHP için hazır aslında, sadece samimiyet arıyor.
İlkeli ve prensipli, dik duruşlu siyaset beklentisi var vatandaşta.
Yarı muhafazakâr, yarı sağcı, yarı solcu, yarı İslamcı bir yol yürüyüşü ile gerçek anlamda sosyal demokrat bir iktidar arayışının karşılığı kararsızlıkla buluşur, seçmende ‘Madem öyle değişime ne gerek var, zaten iktidardakilerde bunu yapıyor, devam etsinler’ der.
Ayrıca son zamanlarda da vatandaş aynen de bunu söylüyor.
Değişimini istediğimiz iktidarın neferleri şimdi buralarda saf tuttuysa, değişime gerek yok’ diyorlar.
CHP’nin kurmayları halkın bu sesini mutlaka duymalı, genel başkanın yol yürüyüşüne katkıda bulunmalıdır. Aksi takdirde, hiç kimse kemik yüzde 25’e katkım var demesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.