CHP ve Siyasal Tercihler!

Siyasette tercihlerin kişisel değil de toplumsal olması gerektiği konusundaki iddiam devam ediyor. Sonuçta siyaset yapanlar, sandıkta seçilenlerdir. Bir ilçeyi, ili, ülkeyi, o ülkede yaşayan bireylerin sorumluluğunu üstlenenlerdir, onlar adına yönetmeye aday olanlardır.  
Elbette ki demokrasiden ödün vermeyen, ancak ideolojik farklılıklar temelinde yürüyen anlayışların varlığını da değerlendirmek gerekiyor siyaset arenasında. Sol-sosyal demokratlar, sağ muhafazakâr, tersine sağ-muhafazakâr kesimler de, sol-sosyal demokrat taklidi yaparak iktidarlara gelmezler.
Her düşünce her anlayış kendini ve kendisini benimseyenleri temsil eder. O nedenle partilerin hesapsız kitapsız, ideolojik anlayıştan uzak transferlerini, nicel büyüme çabalarını hiçbir zaman benimsemedim, doğru da bulmadım.
Nedeni de çok basit; Ait oldukları yerleri terk edenler, gittikleri yerleri de terk ederler. Çünkü duruşları fikirsel değil, ideolojik bakış açıları yoktur, duruş biçimleri kişisel menfaatleriyle sınırlıdır, terk edişlere hitap eder. Buna rağmen, partiler her nedense, genelde toplumda karşılığı olmayan bu tür ‘kişilikleri’ tercih ediyor.
Özellikle Cumhuriyet Halk Partisinde bu tür tercihler tabanda ciddi rahatsızlıklar yaratmıştır. Geçmişte de bu tür adamlar oldu. Genel Başkan Yardımcılığına, parti meclisi üyeliğine kadar yükseltilenler oldu, sonra küfrederek partiyi terk ettiler, AKP’nin borazanlığını yaptılar. Son dönemlerde de 20 yıl boyunca AKP’nin kılıcını çeken, borazanlığını yapan, parasına para katanlar, yol tükendiği için CHP’ye yöneldi, parti yönetimi bunları bağrına basıyor, tabanın tepesinde yer veriyor. Sorulduğunda da, ‘Nasıl iktidar olacağız’ deniyor. İyi de kardeşim, kendi doğrularını, bakış açını, duruşunu anlatarak toplumun tamamını ikna etmek var iken, aradan ‘özel ilişkiler’ ile tırtıklanmış ‘Defolu’ kişileri seçerek mi iktidar olunacak?  
Siyasette kararlı her kesim, kendi yönetim tarzıyla ve o tarza inananlarla yola çıkar, başarı ya da başarısızlığı birlikte yüklenir. Ara istasyonlarda treni ya da gemiyi terk edenleri bir başkaları baş tacı etmemeli, fayda sağlayıcı olarak görmemelidir.
*
Siyasette inat olmaz,
İnadına keyfi iş yapılmaz. 
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yılbaşı öncesi yapacağı Diyarbakır ziyaret programı iptal edilmişti. Şimdi, öğreniyoruz ki, bu ayın sonunda Diyarbakır gezisi var, herkesin o gün tepki gösterdiği ‘özel ziyaret-özel yemek’ programı iptal olmamış, davete icabet söz konusuymuş. Daveti yapanlar AK Partiye sadece oy verenler değil, aday, aday adayı olmuş, ekonomik kazançlarını bu ilişkilerle katlamış kişiler.
Bu nedenle dost uyarılarının CHP Genel merkezince dikkate alınmış olduğunu sanıyorduk, ancak yanılmışız. Özel tercihlerin hareket halinde olduğunu görüyoruz. ‘Paralı kişilerle seçim kazanılır’ anlayışının devam etmesi halinde CHP’nin ne Diyarbakır’da ne de bölgede Milletvekili çıkarma şansının olmayacağını çok net ifade etmek istiyorum. Öyle, kapalı kapılar ardında, ‘Bir tamam, iki de çıkar’ hesapları yapanların aynı zamanda parasal hesaplar içinde olduğunu, olacağını da söylemek istiyorum. Kuş taşa çarpsa vekil çıksa bile Diyarbakır’da bir kıymeti olmaz. Bugün kıymeti olmayanlar gibi.
Kimse aptal değil, kişisel tercihlerle ön plana çıkarılanlara kimse biat etmez. Siyaset arenasında alternatiflerin varlığı söz konusu, dikkatli olmak gerekiyor. CHP şimdiye kadar görmediği, ancak görmeye başladığı ilgi ve alakayı bir kez daha kaybederse, bir daha da kazanamaz.
Hadi bakalım, halka, tabana rağmen, benimsenmeyenlerin çiftliğine, yemeğine buyurun gidin de görelim. Yapılan yanlışa ne parti meclisi, ne MYK ne de il teşkilatı karşı çıkmıyor, çünkü meseleye ideal bakmıyorlar, herkes kendi şahsını düşünüyor, karşı çıkmıyor, yerini kaybetmek istemiyor.
Çünkü ufukta iktidar görünüyor.
Her şeye rağmen unutulmaması gerekeni hatırlatayım;
Halk, siyasetçinin altındaki koltuğu istediği zaman çekip alıyor.
İlk seçimde AK Parti’nin altından iktidar koltuğunu çekeceği gibi.
Kimse sunulan renkli tablolara aldanmasın. 
 
Siyasette inat olmaz,
İnadına keyfi iş yapılmaz.  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.