Devlet büyüğü için temizlik

Sabahın erken saatlerinde yine kentin farklı semtlerinde yürüyüş yapıyordum. Harıl harıl bir çalışma vardı. Hani o sur içi ve çevresindeki orta refüjler var ya, Diyarbakır sıcağında Afrika toprağı misali kupkuru olmuş topraklar yeşilleniyordu. Çalışmalar gerçi önceki günden başlamıştı.
Valilik çevresinden sur içine doğru hummalı çalışmanın parlaklığını, varlığını elbette ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a borçluyuz. Aslında hiç vaade, söze gerek yok, Cumhurbaşkanı her 6 ayda bir gelse kentin çehresi değişir.
Temizlik, ağaç, çiçek, böcek derken bir de sarısından trafik yol çizgileri resmen atmosferi değiştirmiş. Kültür Merkezinin sağında, solunda, etrafında, önünde bir haftadır çalışmalar devam ediyordu, ben de ‘vay be başıboşluğun farkına vardılar, temizleyip düzeltiyorlar, helal olsun’ diye içimden övmüştüm adamları. Meğerse Sayın Cumhurbaşkanı il koordinasyon kurulunun toplantısını burada yapacakmış, onu da bir gün öncesinden öğrendik.
Cumhurbaşkanına teşekkür ediyoruz, iyi ki geldi, hiç olmazsa uzun zamandır yapılmayan temizlikler, yol çizgileri, ağaç, çiçek dikimleri yapıldı eski şehrin sağına soluna.
Eskiden de böyleydi. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, heyetler gelmeden önce cadde, sokaklar elden geçirilir, asfaltlar serilir, kırık-dökük kaldırımlar onarılır, yol çizgileri çizilir, kent buluşmalara hazır hale getirilirdi. O nedenle hep espri konusu olmuştur Devlet büyüklerinin kentlere gelişleri. ‘İyi ki geldi hiç olmazsa yapılmayan hizmetler yapıldı’ diye hep konuşulurdu halk arasında. Bir de ‘Keşke her gün gelseler de hizmet görsek’ denilirdi.
Cumhurbaşkanı Diyarbakır’a gelmeden önce bende aynısını söyledim. Sur kaymakamlığının önünden PTT binasına, yani çift kapıya kadar uzanan refüj gerçekten Afrika toprağı gibi çatlamıştı, dün itibariyle artık böyle bir görüntü yok, her taraf yemyeşil.
Aman ha yeşile basmayın!
*
Devlette devamlılık esastır ilkesinde olduğu gibi ‘Temizlik hizmetleri de esastır’ ilkesi de geçerlilik kazansa, yapılacak çalışmalar-hizmetler bir devlet büyüğü gelinceye kadar ertelenmemiş olurdu hiç olmazsa.
 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.