HDP, son ikmal istasyonu!

Seçim sathı mahalline girdik, galiba çarşı çok karışacak.
Çarşı, hem karışık hem de renkli olacağıyla ilgili ilk sinyali verdi.
Bahçeli, AKP-HDP buluşmasını normal karşıladığını söyledi, kendini tekzip etti.
Oysa en başından, yani Cumhuriyet tarihinden bu yana parlamentoda benzer görüşmeler ile ilgili herhangi bir sıkıntı söz konusu değil.
Sıkıntı yaratıp, sonra sıkıntıyı çözen taraf olma gibi yeni bir akımın temsilcileri olarak kabul etmemiz gereken iktidar ortakları (AKP-MHP) seçime kadarki süreç içerisinde akla hayale gelmeyen ataklara imza atacaklar, öyle görünüyor.
Dün ‘terörist’ dediklerine bugün ‘onay’ veren Kadük anlayışın kendinden menkul üstenci tavır ve tarzının ülkeyi getirdiği aşamaya hep birlikte tanıklık ediyoruz. Ancak, bütün yanlışlarına rağmen AK Parti iktidarının küçük ortağı ile birlikte; iyi-kötü-eksik-yanlış ya da kabul edilemez olmasına rağmen, ‘siyaset’! ürettiklerine de tanıklık ediyoruz.
Çarşıyı istedikleri gibi yönlendirebiliyorlar.
Piyasanın nabzını, ateşini kendi aletleriyle ölçüyor, teşhisi de kendi yanlışları üzerinden doğrulayarak satışa sunuyorlar.
Direniyorlar, direnecekler!
*
Çarşının diğer aktörlerinden HDP, sessiz sedasız, izleyerek, gözleyerek, kendinden emin bir tarz, vakur bir duruş sergiliyor. İhtiyaç noktası olduklarını biliyorlar, ihtiyaç sahiplerinin kendilerine gelmesini bekliyorlar. Siyaset yapıyorlar. Kim ne derse desin doğru yerde duruyorlar.
HDP şu anda, köprü çıkışından önceki son ikmal istasyonu gibi.
Dikkate ve ciddiye alınmalarından başka bir yol görünmüyor.
Konu siyaset olunca, aktörleri de oluyor, sonra da muhataplık geliyor.
Selahattin Demirtaş’ın, Bahçeli’nin konuşmasından sonra yazdığı yazı, iktidara, muhalefete ve altılı masaya ciddi ayar veren cinsten bir yazı. Hiç kimse, hiçbir siyasi organizasyon başka bir kişi ve siyasi organizasyon için kendi siyasi organizasyonunu derin dondurucuya bırakmaz.
Siyaset kanlı-canlı bir Pazar gibidir, strateji işidir, zamanlamayı iyi yapmak lazım.
AK Parti ziyareti dışarıda kıyametler koparırken, onlar zaten normal olan bu görüşme ile ilgili gereksiz açıklamalar yapmadılar, durumu malzemeye dönüştürmediler. Bahçeli’nin tavrı merak ediliyordu, çıktı konuştu. Devlet Bahçeli’nin önceki ve sonraki konuşması doğal olarak kendisini bağlar, HDP’yi bağlayan bir şey yok.
Durumu böyle değerlendirmek gerekir.
Siyaset yapanlar yaptıklarından sorumludurlar.
*
Altılı masa ne yapıyor?
İktidarı mutlaka değiştireceklerini ifade ediyorlar.
Yani, Cumhurbaşkanını.
Nasıl olacak?
HDP ve Kürt seçmen oyları olmayacaksa, nasıl olacak?
‘Utangaç’ siyaset gerçekçi değil.
‘İstemem yan cebime koy’ gibi bir yöntem ise hiç geçerli değil.
Sadece hamaset kokan süslü, püslü cümleler kurmakla da siyaset olmuyor.
*

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.