İntiharcı değil, direnen gençlik

1960-70-80; Direnen gençliğin yılları.
Şartları çok ağır olan bir dönem, bir gençlik. Bilgi, birikim ve teknolojik olarak zayıf bir dönem, buna rağmen bilgili, kültürlü ve dinamik bir gençlik. Ülkenin, yurttaşlarının huzurlu geleceğine işaret eden, canları pahasına sorumluluk üstlenen gençlik.
 
2020-21; İntihar eden gençliğin yılları. Direnmeyen, zorluklar karşısında zayıf düşen, çareyi bu dünyadan göç etmekte bulan bir gençlik var. Sisteme karşı da zayıf düşülmesinin nedeni bu. Gençlik kendi geleceği, kendisinden sonraki gençliğin geleceği ile ilgili direnmiyorsa, ülkenin geleceği tehlike altında demektir.
*
60-70-80 gençliğinin sorumluluğu, yaşayanların nezdinde hala sürüyor.  Zor cezaevi ve işkence koşullarına rağmen zayıf düşmeyen, intiharı hiçbir zaman gündeminde tutmayan, ancak ölmeyi, öldürülmeyi göze alan bir kuşak. Sisteme karşı zayıf düşmeyen, sürekli direnen, hala direnme genetiği ve yeteneği olan bir nesil, bir kuşak. Bir de onların çocukları, yeğenleri, akrabaları, yakınları, komşusu olanlar var; gelecek için umut besleyen, umut aşılayan, onların sorumluluklarını omuzlarına alıp geleceğe taşıyan bir yeni nesil.
Bir de onlar var.
 
O gençliğin o günden bugüne esen rüzgârlarının tınısını kulaklarımızda, kokusunu nefesimizde, korkusuzluğunu yüreklerimizde hissedebiliyorsak, yaptıklarına ve geleceğe bıraktıklarına sahip çıkabiliyorsak, gelecek için umut var demektir.
 
Çünkü onlar geleceğe umut aşılamak için gülerek yürüdüler ölüme, cellâtlarına inat. Gençler geleceğe umutla bakabilsin, herkes kendi geleceğine umut aşılayabilsin diye çıktılar umut yolculuğuna. Yolculuk hep devam etsin, insanlık var olduğu sürece mutlu olsun diye başlattılar o uzun ölümsüz yolculuğu.
 
Ve onlar bizim için hala 20’li yaşlarda, yiğit yürekleri, korkusuz gülüşleriyle her yıl böyle bir günde geleceğin umudunu aşılıyorlar, virüssüz, tamamen organik, halk kokulu.
 
İntiharcı değil, direnen gençlik.
Hırsızlar ölüyor, yok oluyor, adları dahi anılmıyor.
Halkı için direnerek ölenler; yaşıyorlar, yaşatılıyorlar, umudun sonsuzluk ateşini körüklüyorlar.
 
Elleri avuçlarımızda, gözleri gözlerimizde ve biz onları hep 20’li yaşlardaki gülüşleri ile yüreklerimizde taşıyoruz.
 
 
 
 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.