Karar veremedim

Cemaatsiz koca camiler, toplumda kopuk bunca vaizler, merkezde okunan ezanlar, çöken ahlak ve benzeri...
Bir Müslüman olarak gidişatın; hayır mı? Şer mi? Olduğuna karar veremedim.
Allah tarafından insanlara gönderilen "İslam"; a dan z ye her şeyimize müdahildir.
Bizler gücümüz nispetinde emir ve yasaklarına uymak ve İslami bir bütün olarak kabul etmek zorunluluğu vardır.
Kafamıza estiği, çoğunluğun kabul ettiği, yasaların izin verdiği, mahalle başkasının teşvik ettiği değil, Allah'ın emir ve yasaklarını tayin ettiği bir dinin mensubuyuz.
Yüce Allah:
"Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedi cehennemdedirler." (Müminun suresi 103 ayet)
"Ama kimin de tartıları hafif gelirse,(8)
İşte onun anası (varacağı yer) Haviye'dir.(9)
Sen Hâviye'nin ne olduğunu ne bileceksin?(10)
O kızgın bir ateştir. (11) (Karia suresi)
Buradaki tarti; ölümden sonra mahşerde kurulacak mahkeme-i kubrada ki kişinin günah ve sevapların tartılması olayıdır.
Her günah ve sevabın Allah katında bir ağırlığa vardır.
Bizler de bunu; farz, sünnet, mustahap, caiz, haram ve mekruh olarak bilmekteyiz.
Bir arkadaşla sohbet ediyorduk. Arkadaşım "hocam İslam ülkeleri içinde İslamiyeti en iyi yaşadığı yer ülkemizdir." Ben "mesela?" O "ihtişamli camiler, sesi ve okuyuşu mükemmel muezzinler, mevlithanlar, mahyalar, kandiller, kurbanlar ve benzeri ibadetler..." ile anlatınca ben "daha daha" o "daha ne olsun?
Ben "(Camilerdeki israfa kaçan nakışların, avizelerin, kible tarafi suslemelerin mekruh olduğunu ona söyleyemedim münakaşa ederdik) Olması gereken "Camideki cemaat durumu nasıl?" O "sabah ve yatsı çok az, diğer vakitler eh bazen bir iki saf ancak cuma namazı cami doluyor." Ben "Ya zekat?" O "hocam sorma veren yok gibi." Ben "adalet?" O "berbat durumda" Ben "Faiz" O "bulaşmayan kalmamış." Ben: "ahlak, edep, tesettür" O "hocam sorma dibe vurmuşuz" Ben "Ne acı bir durum. Ağlanacak duruma övünecek hale gelmişiz. İslamiyet dibe vurmuş
Gerçekten tuhaf bir din anlayışımız oluşuş.
MÜSLÜMAN desek; Zulüm, kul hakkı, İçki, faiz, kumar, yalan, dolandırıcılık ve benzeri günahlar diz boyu.
Gavur desek; kelime-i şahadet getirmesi, namaz kılması, hac, umre, tesbihat ve benzeri ibadetlere ne diyeceğiz.
Ben bir karar veremedim.
Bize özgü bir din anlayışı.
Bu durumu; Hacısıyla, hocasıyla, şeyxile ve diyanetleriyle kabullenmişiz.
Mahkeme-i kubrada durumumuz ne olur?
İste orada çok ama çok zorlanacağız gibi geliyor bana.
Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.