Kardeşlik Hukuku

İnsan olmamız hasebi ile aralarımızda Maddi ve Manevi olan kardeşlik hukuku vardır.

Birde hem maddi ve hem de manevi hukuku olanı vardır ki en önemli olanı da budur.

Maddi hukuk, farklı dine mensup olan ancak kan bağı kardeş olanlardır.

Manevi olanı ise, kan bağı farklı ancak ayını dine mensup olanlardır.

Veraset ve din bağı ile kardeş olanlar ise maddi ve manevi kardeşlerdir.

İster kan ister iman bağı ile kardeş olanlar, aralarındaki muhabbet, sevgi ve fedakarlık bağları ne kadar güçlü olursa dünya ve ahret saadeti için o kadar önemlidir.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

"Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız."(Müslim,Tirmizi ve İbni Mâce)

İmanın gereği veya kardeşliğin hukuku için Müslümanların birbirini sevmesi gerekir.

Üzülerek belirteyim ki Müslümanların yoğun yaşadığı bölgelerde özellikle din kardeşliği yani iman zayıflamıştır.

Müslüman kardeşliği unutulmuş durumdadır.

İhtilafların olması, farklı düşüncelerin varlığı empati eksikliği, çıkar ve enaniyet insanın zafiyeti olan unsurlardır.

Şeytanın telkini, nefsin arzusu ve öfkenin eseri olarak kardeşler arasında sıkıntılar çıkabilir, küskünlükler ve kavgalar olabilir.

Günümüzde bunları sıkça görmekte, aynı camide namaz kılanların dahi bir birlerine karşı sevgileri İslam'a göre olmadığını görebiliriz.

Önemli olan bu nahoş durunu uzatmamaktır. Küs kardeşimizle ilk barışan olmaya çalışmaktır.

Ya da "kendimize istediğimizi kardeşimize de istemesini" bilmektir.

Yapılmadı.

İki taraf da inat etti, diretti.

O zaman tarafsız birilerinin kardeşlerin arasını düzeltmeye çalışmalıdır.

Hucurat süresi 10 ayet:

"Mü'minler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki merhamet edilsin."(diy.meal)

Allah'ın rahmetine mazhar olmak Müslümanlar arasındaki uyuşmazlığı sonlandırmakla mümkündür.

Bu yapılmadığı taktirde şeytana yol verilmiş ve neticede fitneye sebebiyet verebilir.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

"Bir kişinin kardeşini üç günden fazla terk edip küs durması helal değildir. İki Müslüman karşılaşırlar biri bir taraf, öteki öbür tarafa döner. Halbuki bu iki müminin hayırlısı önce selam vermeye başlayanıdır."(Buharı, Müslim)

Bediuzzaman:

Mü'minlerde nifak ve şikak, kin ve adavete sebebiyet veren tarafgirlik ve inad ve hased; hakikatçe ve hikmetçe ve insaniyet-i kübra olan İslamiyet'çe ve hayat-ı ictimaiyece ve hayat-ı maneviyeye çirkin ve merduddur, muzır ve hayat-ı beşeriye için zehirdir."

"Sen, bir hane-i Rabbaniye ve bir sefıne-i ilahiye olan bir mü'minin vücudunda iman ve İslamiyet ve komşuluk gibi dokuz değil belki yirmi sıfât-ı masume varken; sana muzır olan hoşuna gitmeyen bir cani sıfatı yüzünden ona kin ve adavet bağlamakla, o hane-i maneviye-i vücudun manen gark ve ihrakına, tahrip ve batmasına teşebbüs veya arzu etmen, onun gibi şenî ve gaddar bir zulümdür."

"Kâ'be hürmetimde olan iman ve Cebel-i Uhud azametinde olan İslamiyet gibi çok evrak-ı İslamiyet; muhabbet ve ittifakı istediği halde, mü'mine karşı adavete sebebiyet veren ve âdi taşlar hükmünde olan bazı kusurtı, iman ve İslamiyet tercih etmek, o derece insafsızlık ve akılsızlık ve pek büyük bir zulüm olduğunu aklın varsa anlarsın!.."(Uhuvvet Risalesi)

Devam edecek

Selam ve dua ile

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR