Kayyumlu hataların keşfi!

Ucube heykeller konusunda Vali-kayyum ikilemine yapılan, az biraz saldırı düzeyinde seyreden eleştirileri hep birlikte izledik. Uzun zamandır ilk kez böyle bir toplumsal muhalefete tanıklık ediyoruz, son derece sevindirici, demokrasi adına. Üstüne üstlük durumu ‘Helallik’ isteme pozisyonuna da getirdik sayılır.
Kentle ilgili sorunlara duyarlılık gösterilmesinin doğru bir yurttaşlık görevi olduğunu hatırlatıyorum, aynı zamanda bu Vandallığa gösterilen tepkilerin bundan sonra da olası yanlışlıklar karşısında gösterilmesi gerektiği konusunda fikir birliği oluşmalıdır diyorum.  
Yönetimin kimde, hangi partide olup-olmadığı hiç önemli değil, ortak paydamız; kente yönelik işlenmiş ya da işlenmesi muhtemel suçlar olmalıdır. 
Neden?
Çünkü kente yönelik işlenmiş suçlar insanlığa karşı işlenmiş suçlardır. 
Heykel meselesi çok önemli olmakla birlikte, bu kadar abartıyı hak etmiyordu. Ancak, konu renkliydi, çabuk taraftar topladı. Konu, dümdüz bir konuydu, karşı duruş sergileyen herkes kendi çapında kente, kentin değerlerine karşı sorumluluğunu yerine getirdi. 
İşte bu; kentlilik, çevreye duyarlılık, sahiplenme böyle olmalıdır.
Tamda bu noktada, bir kaç adım geriye dönüp, hatırlatma yapmak istiyorum. Bu olayda gösterilen duyarlılığın; TİGRİS haber gazetesi olarak aylardır yazdığımız Büyükşehir belediyesindeki ithal bürokratlar, aldıkları çifte maaşlar, işe  sözleşmeli yerleştirdikleri yakınları, adrese teslim ihaleler, iklime uygun olmadığı halde dikilen palmiye ağaçları konusunda da gösterilmiş olmasını isterdim. 
Kentin sivil toplum kuruluşları da dâhil olmak üzere kimseden cılız bir ses dahi çıkmadı. İktidarın milletvekilleriyse ithal bürokrat ve çifte maaş konusuna ‘gık’ bile diyemedi. 
Bu konulara tepki gösterilmiş olsaydı, biz bugün ucube heykelcik meselesine tanıklık etmeyecektik. Bu gereksiz malzemelere gereksiz paralar harcanmayacaktı. 
Heykel basit konu, ancak sesler çok yüksek.
İthal bürokrat, çifte maaş meselesi büyük konu, sesler cılız. 
Vali bey de meseleyi anladı zaten, ‘bakarız’, ‘ederiz’, ‘düzeltiriz’ gibi protokol kokulu sözlerle durumu geçiştirdi. 
Çok fazla bir şey değişmez. 
Vali bey kenti tanıyor, tabiri caizse karpuz maketinin içindeki çocuğun dişlerini saydığı gibi bizim de, yani Diyarbakır’ın da dişlerini saymış!
 
İthal bürokrata, çifte maaşlara, usulsüz ihalelere, usulsüz alımlara belge olmasına rağmen karşı çıkmayan kentin, son olaydaki bu tepkisini niye dikkate alsın, niye geri adım atsın ki vali-kayyum belediye BAŞKANI. 
 
Heykeller şimdilik kaldırılmış olabilir, ancak ufak tefek değişiklikler yapılarak tekrar konulacak. Çünkü ucube heykel konusunda kimsenin geri adım altmışlığı yok, sadece ‘gaz alma’ faslı devreye sokuldu.
 
Neyse, bu hatırlatma belki bir yol açar, doğru zamanda doğru konularda, yapılan tüm yanlışlara karşı çıkılır da, kent, kentin değerleri daha fazla ütülmez! 
 
Henüz geç değil, ithal bürokratlar hala iş başında, çifte maaş ödemeleri hala devam ediyor. 
 
Heykellerin hesabını soranlara hatırlatma yapayım. 
Lütfen, heykellerin hesabına bunları da ekler misiniz? 
 
Malzeme hazır, Konu net. 
3 başlık. 
*heykelleri tümden kaldırın
*ithal bürokrat istemiyoruz
*çifte maaşlar iptal edilsin. 
 
Kentimizle ilgili 3 basit talepte bulunuyoruz 
 
*128 milyar dolar nerede diye sormuyoruz ki!
*Devleti mafya ya kim teslim etti diye sormuyoruz ki! 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum