Kılıçdaroğlu’nun gezisinin ardından

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır gezisinin ardından bir şeyler karalamak gerekiyordu, net bir bakış açısı ile durumu özetlemek istiyorum.
Gözler bu gezideydi.
İki kez ertelenmişti.
CHP için bir test gezisiydi.
Bir başka deyişle karşılıklı test olarak değerlendirmek gerekir.
Diyarbakır CHP’yi, CHP’de Diyarbakır’ı test edecekti ki, bence ilk etap yüzde yüz olmasa da başarılı bir şekilde aşıldı.
Kolay değil, araya yıllar girmiş ayrılığın.
1980 öncesini saymazsak, 1990’lı yılların başlarından itibaren yaşanmış bir ayrılık var!
Arada küçük, küçük buluşmalar olsa da, bir sonuca evirilmesi mümkün olmadı, aşka dönüşmedi!
Bu kez olur mu?
CHP’nin bir çabası var, Diyarbakır’ın belirgin bir yaklaşımı söz konusu.
Gerçek bir buluşmaya ise zaman uygun.
Bir iki testten sonra neden olmasın.
O testin de karşılıklı samimiyet testi olduğunu vurgulamakta yarar var.
*
Karşılama heyeti ile sandığa yüklenecek olan, yüklenmesi gereken rakamlar arasındaki hesaplamaları yaparken mantıklı, gerçekçi olmak gerekiyor. Elbette ki önümüzdeki süreçte biraz daha fazla çalışmak, ikna etmek, derleyip, toparlamak, eski, yeni ne varsa küslükleri ortadan kaldırmak önemli.
En önemlisi de kişisel egolardan uzak siyaset tarzını yaygınlaştırmak.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da her zaman üstüne basarak söylediği gibi yapmak gerekir.
‘Dinleten değil, dinleyen olmak’ gibi sabırlı bir eylemi hayata geçirmek önemli.
*
Rahatsız olan, memnun olmayanlar var mı?
Var, olmaz olur mu?
AK Parti’nin Diyarbakır’daki son ‘lejyonerleri’ çok rahatsız.
Siyaset jargonundan uzak olmalarına rağmen siyaset yapanlar var, ‘Tavşan aday’ yakıştırması yapmışlar Kemal Kılıçdaroğlu’na, bir de HDP önündeki çadıra neden gitmemiş diye soruyorlar.
Neden gitsin?
Orası Kâbe mi?
Şow yeri mi?
Kaldıkları, yatıp kalktıkları öğretmen evine gidip, görüşmeyi şowa kurban etmedi, siyasete malzeme yapmadı.
Bunlara rağmen, ısrarla soruyorlar, ‘Korktu, gitmedi’ diyorlar.
Israrlarının nedeni; kurdukları tezgâh, pusu bozulduğu içindir!
‘Tavşan’ diyorlar, onların tilkiliklerini kimse bilmiyor sanıyorlar.
Ne diyelim, hiç olmazsa ‘Hırsız’ değil sosyal demokratlar, sosyalistler.
Tavuk hırsızı tilki olmak da var hayatta!
*
Dedim ya karşılıklı test var, kimse kimseyi kandırmıyor.
İlkeli, prensipli siyaset yapıldığında Kürtler, Kürt seçmen kandırılmış olmuyor.  
Her şey açık, açık konuşuluyor.
Kemal Bey’e DİTAM’ın toplantısında 25 soru soruldu, 50 soru kalınlığındaydı, tamamını açık yüreklilikle, sorumluluk çerçevesinde yanıtladı.
Herkesin her şey için bir cevabı mutlaka vardır, ancak her kes her cevabı kabul etmek zorunda değil.
Doğru insan olmak, adaletli olmak her şeyin en doğru cevabıdır.  
 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.