Merak ettiklerimiz!

Dün, durdum baktım, biraz geriye, biraz da ileriye.
Hayat devam ediyor.
Öyle ya da böyle, doğru, yanlış, iyi, kötü, tatlı, biraz acılı, sancılı bir hayat biçimi…
Onurlu, onursuz, omurgalı, omurgasız, dik duruşlu kategorilerde yapılan değerlendirmelerin muhataplarıyız. Birey odaklı doğru özellikleri taşıyabilenlerin sayısının giderek azaldığı bir muhataplık, hem de bütün alanlarda.
Kamudan, siyasete, medyaya, medya mensuplarına kadar sirayet eden omurgasızlığın çok az sayıdaki tanıklığına tanıklık ediyoruz, üzülüyoruz. Merak ettiklerimiz oluyor, sonra üzülüyoruz. Özellikle de kamu adına sorumluluk sahibi olmaları gereken ‘bir kısım’ medya mensubu hakkında gidermeye çalıştığımız merakımızın içinden fışkıran ‘derin pislik’ bizi/bizleri üzdüğü gibi, ürpertiyor. Kamu adına sorgulamak, gazetecinin görevidir, sorgularken, kırmamak, üzmemek, birey hak ve özgürlüklerine de dokunmamak gerekiyor.
Kamu adına merak gidermek istiyorum, toplumsal faydaya hitap ettiği için sormak istiyorum,
1-İbrahim Tatlıses’in Diyarbakır konseri Bartın nedeniyle iptal edildi. Anlaştığı para önceden ödenmiş miydi?
Mesela!
Ödenmediyse, Bartın için bir yardım hesabı açılmış ise bence oraya aktarılsın.
Ne bileyim, öyle aklıma geldi bir anda.
2-Diyarbakır çocuk hastanelerinde neden çocuk Nörologu yok?
Al sana can alıcı soru, kamu adına.
Var dediler, ancak devlete ait hastanelerde sadece 2 kişi.
Randevu ile çalışıyorlar, 2 aydan öncesine randevu alabilene aşk olsun!
Hani, ülkenin sağlık sorunu yoktu.
Anında müdahaleyi bir tarafa bıraktık, bir hafta öncesi için randevu alınamıyor.
Ne olacak peki?
1-2 ay bekleyen çocuk ölür.
Buna da iş kazası mı diyeceğiz, yoksa kader mi?
3-Selahaddin Eyyubi Devlet hastanesini hizaya getiren, çevresini düzenleyen, raporcuları uzaklaştıran başhekim dayanamamış, üniversiteye gitmiş. Birileri birilerini kıramadığı için birilerini korursa, başhekimin otoritesine ‘limon’ sıkarsa, o da bırakıp gider. Mahallesini, muhtarını değiştirir, çünkü başka çaresi kalmamıştır. Omurgayı eğmeyerek dik tutanlar mecburen alandan çekilecek. Mevcut düzene eğri ve yaylı omurgalılar lazım.
4- Merak ettiğim en önemli konu da, Afganistanlı Taliban sözcüsü oldu.
Ne işi vardı Diyarbakır’da?
Getirenler neyi amaçladı, ya da neye dönük bir çalışmanın hazırlığı yapılıyor.
Türkiye’nin, Dünyanın İslam ülkelerinde her şey tamam, bir tek Diyarbakır’ın İslami ahlakında mı ‘sorun’ vardı? Âlimleri bunun için mi Diyarbakır’da toplamak gerekiyordu?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.