Mezhep mi, toplumsal sorunlar mı?

Dicle Üniversitesi Rektörlüğü, Hazreti Muhammed’in ölümünden 124 yıl sonra ortaya çıkan mezhepler meselesine el atarak üzerine çok vazife olmayan bir konuyu Diyarbakır’ın gündemine taşıdı. Şafi mezhebini araştırmak üzere bir merkez kurduklarını açıkladılar.
Birkaç açıdan sakıncalı ve kentin gündemine uyum sağlamayan şafi mezhebi araştırma merkezini, aynı zamanda mezhepsel ayırımcılığa da zemin olarak değerlendirmek mümkün. Birkaç açıdan sakıncalı diyorum, işte onlardan biri ‘mezhepsel ayrımcılık’ çağrışımıdır.
Bölgenin ekseriyet çoğunluğu şafi olmakla birlikte, diğer mezheplere mensup yurttaşların da var olduğunu hesaplarsak, yanına da Alevi, Süryani, Ermeni gibi gerçekleri de oturtursak, bir üniversitenin yapması gereken araştırmanın, kurması gereken araştırma merkezlerinin sayısının şafilikle sınırlı olmadığını görebilir, anlayabiliriz.
Diyarbakır’da eskiden boş işlerle uğraşanlar için ‘ne diye durup, durup tuz kavuruyorsun’ derlerdi. Bu Dicle Üniversitesi de ezelinden beri durup, durup tuz kavurur, boş işlerle uğraşır. Bilimsel araştırma, çalışmalar konusunda kentin ve bölgenin beklentilerine hiçbir zaman cevap veremediler. Sürekli bir iç kavganın odağı oldu Dicle Üniversitesi. Bölgenin en iyi araştırma hastanesine sahip iken, şimdi 3.sınıf bir hastane yönetiyorlar. Öğrenci sayısı ise her yıl düşüş gösteriyor.
Üniversiteyi nasıl ayağa kaldırırız, yeniden eski günlerine nasıl kavuştururuz, bilimsel çalışmalarla gündemi nasıl belirleriz diye çalışmalar yapacaklarına, Şafii mezhebine yönelik kısır bir çalışma merkezi girişiminde bulunuyorlar.
*
Dünkü yazımdan dolayı çok sayıda telefon almakla birlikte ciddi yorumlar yapıldı. Diyarbakır memnun değil, Dicle Üniversitesinin bu gereksiz çalışmasını kınıyor.  ‘Araştıracakları, gündeme getirecekleri başka konu mu bulamadılar’ diyor Diyarbakır.
Ve de çok önemli bir gündem öneriyor Diyarbakır, hep birlikte öneriyoruz;
Mezhepleri değil, toplumsal meseleleri araştırın!
Diyarbakır’ın sağlık, ekonomi, işsizlik, Kürt meselesi gibi devasa sorunları var. Diyarbakır ve bölgedeki intihar vakalarını araştırın, nedenlerini ortaya çıkarın, toplumla paylaşın.
Gencecik çocuklar yaşamlarına son veriyor. Son bir yıl içinde 20’nin üzerinde gencin intiharına tanıklık ettik.  İntiharlar TBMM gündemine taşındı, Dicle Üniversitesinden nedenleri konusunda basit bir açıklama dahi yok.  
Genç ölümler karşısında hiç mi vicdanınız sızlamıyor?
Mezheplerle uğraşacağınıza, bölgenin ve kentin sorunlarıyla, genç insanlarının ölümlerinin nedenleriyle ilgilenin. İntiharların sosyolojik ve psikolojik sonuçları ile ilgili bilimsel çalışmalar yapın.
 
 
 

Bu yazı toplam 343 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.