Sanatın insan yaşamındaki yeri - 1

Sanatın insan yaşamındaki yerine geçmeden önce tarihte kısa bir yolculuk yapalım istiyorum. Şöyle topu topu birkaç bin yıllık..

Şimdi gelin bir soyutlama yapalım; varsayalım nasıl olduysa birdenbire belirsiz, ürkütücü, meçhul bir yere ışınlandık. Binlerce yıl öncesindeyiz. Gece yarısı, zifiri bir karanlıkta, balta girmemiş, tüyler ürpertici bir ormandayız. Asap bozucu, acayip hayvan çığlıkları ormanın gizli homurtusuna karışıyor. Biz, birbirimize sokulup o insanın kanını donduran seslerin kaynağına doğru yürüyoruz. İnsanın tüylerini

diken diken eden tam tam sesleri, gırtlaktan çıkan canhıraş feryatlarına karışıyor. Sık ağaçların, gür çalılıkların arasında ateş kıvılcımları seçiliyor. Korkunç, kocaman gözleri olan yaratıkların silueti görülüyor. Bizler korkudan ve meraktan küçülmüş bir top yumağı halinde o gür çalılıkları aralıyoruz ki birden... HEYYY!

AŞILAMAYANLAR

Ölüm, elinde kocaman saati

Beni gözlüyor

Yanlış zamanda yanlış yerde doğmak

Ölümü gönendiriyor!

Ölüm, ben yeniden âşık oluyorum

Artık aşamadığın bu yalçınlığı dolan dur

Diyarbekir surları gibi kavi

Zor girersin yüreğimden içeri!

Bakın ben olayı biraz dramatize ettim; ama sözünü ettiğim o yakılan ateş ve ateşin çevresinde ritmik hareketlerde bulunan ve yüzlerine masklar takmış, boyalar sürmüş, ayrıca hayvan postlarına sarınmış insanların yaptığı bir av töreni ayini. Avdan önce yapılan ve kabile fertlerini birbirine kaynaştıran, avcıların moralini yükselten, yabani hayvanlara karşı, başarılı olmayı sağlayan bir ayin. Bu ayinde büyü, şiir, dans ve tiyatro var. Büyücü, kanatlı sözler söylüyor. Kabile savaşçıları ellerinde baltalar, ok ve yaylarla ritmik hareketler yaparak ateşin çevresinde dönüp duruyorlar. Savaşçılar, alanın ortasına bıraktıkları yırtıcı hayvanları mızraklıyorlar. O hayvan postlarına bürünmüş olanlar da savaşçılar. Bununla ayinden sonra çıkacakları avda yırtıcı hayvanları avlayabileceklerini, alt edebileceklerini göstermiş oluyorlar. Bu da onları daha bir güçlendiriyor. Hem kaslarını güçlendiriyor, hem de onları daha bir yakın kılıyor birbirlerine. Ve gerçekten av, daha başarılı da geçmiş oluyor.

YENİDEN VE YİNE

Anılarla yüklü bir yerde

Aynı kışkırtıcı şarkılar

Israrla sürüyor yeniden

Güzelim âşkları üzerimize…

Hey, yeniden hey!

Bak Amed’in mehtabı bizsiz doğmuyor!

Bak yeni şarkılarla yeni âşklara gebe!

Bak yüreğimiz yeniden hey!

Yaşamak için ayakta!

Hep beraber ve kelebek inceliğinde

Hey, yeniden ve yine!

Sanatın kökeninde büyü var. İşte sanat, insanlığın yazgısını paylaşmıştır. İnsanın

doğaya karşı savaşımında ciddi bir silah olarak kullanılmıştır. İnsanın var olma mücadelesinin ürünüdür. Var olanla yetinmeyen, sürekli daha iyisini daha doyumlusunu isteyen insanoğlunun ölümsüzlük aracıdır. Doğanın o geçici olan doğasına, bütün engellere ve kahredici ölüme meydan okumadır. Gılgamış’ın

peşine düştüğü ölümsüzlük otudur. Yerine göre de Sokrat’ın içtiği baldıran zehridir.

Ölümün kollarında da olsa, ölümle dişe diş bir savaşımda da olsa bir ölümsüzlük çağrısıdır o. Sanatın bir ayağı bilimsel zemindedir, bir ayağı da bilimin ulaşamadığı sonsuzluktadır. (ARDI VAR) 5 Kasım 1999/ ROJA WELAT

AŞKI OLMAYANIN ŞİİRİ OLMAZ (Gazete ve Edebiyat Dergileri Yazıları 1994-2018)

J&J YAYINLARI - 2018

KALBİM SENİ İSTİYOR!

Ahlak konusunda ahkâm kesmekten bıktım

Bari bir işe yarasa

Ne gezer

Feodal bir geçmişten süzülen acı su

Olsa olsa

Saksıda zakkum çiçekleri…

Muhasebeci mükellef arar

Bankacı mudi

Avukat müvekkil

Ben şairim, âşk ararım

Yoksa şairliğimden olurum!

Düşlerle de kandıramıyorum kendimi

Varsın tüccarlar müşteri kollasın

Kalbim seni istiyor

Esin perilerimi uyandıran güneş

Kalbim ısrarla seni!

Millet neyin peşinde, ben neyin peşindeyim

Bir lüzumsuz işler koordinatörü

Ölümün anayurdu olan bir ülkede

Ben sevgi ve şiir arıyorum

Çölde mecnun olsam daha iyi yani!

Varsın tüccarlar müşteri kollasın

Kalbim, seni istiyor

Seni ey hayatı zenginleştiren güzel

Kalbim, ısrarla seni!

Aydın ALP

YÜREĞİNİZİN KAPILARINI KIRACAĞIM – J&J YAYINLARI – 2019

Şubat ayında, gariban okullarımıza kavuşacağımız dönemin, pandeminin yatıştığı bir dönem olmasını diliyorum. Yoksullukların ve yoksunlukların olmayacağı bir gelecek adına sevgiler, saygılar sunuyorum. Önümüzdeki hafta, yazının ardında buluşmak dileğiyle…

 

Bu yazı toplam 1234 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum