Sıradan hırsız mı, politik hırsız mı?

Son 30 yılın ya da 40 yılın en büyük kar yağışı ile karşı karşıya olduğumuz için mücadelede sıkıntı yaşadığımız konusunda açıklamalar var. Özellikle Devlet ricalini, elinde bulunduran kesimden, bir de Büyükşehir Belediye statüsüne sahip yönetim erkinden geliyor açıklamalar.  
Bu yönetim erkinin, işin içinden çıkamadığı zamanlarda her zaman arkasına, ardına sığındığı gerekçeleri olur. ‘Beklemediğimiz bir durum’, ‘Son elli yılın en büyük yağmuru ya da kar’ı’ gibi ‘Kurtuluş’ kelimelerini hep birlikte sık duyarız.
Allahtan mevsimlerin yeri belli, kar ve yağmur yağışı konusunda meteoroloji bir hafta öncesinden gün ve saat vererek dereceleri aktarıyor. Eksileri artıları önceden sunuyor olmasına rağmen, yönetimlerin tedbirleri konusunda hep eksileri yaşıyoruz.
CHP’nin ‘Geliyor gelmekte olan’ sloganına atıfta bulunmak istiyorum.
Geliyorum diyor, göz göre, göre.
Ona göre.
Geldikten sonra, mızıkçılık yapmak olmaz!
‘Yok, görmedim, ben sağdan bekliyordum, sen soldan geldin, 30 yıl önceki gibi değilsin, olmaz, kabul edemiyorum, falan, filan deyip çamura yatmak yok.’
Bırakıp gideceksiniz!
Şimdiden belli zaten, beceremiyorsunuz, olmuyor, bundan sonra da olmayacak.
Yağışların geliyor olması çok net biliniyor. Meteoroloji hava durumunu net ifade ediyor.
Hem de derece, derece, eksisiyle, günü ve saatiyle günler öncesinden net aktarıyor.
Daha ne olsun?
Tedbirin yok ise, beceriksizliğin söz konusuysa, kabul edeceksin arkadaş, ‘Beceremedim, yapamadım, özür dilerim’ diyeceksin. 
40-50 yıl önce teknoloji böyle miydi, kar aracı mı vardı, temizlik için çalışan ordusu mu vardı?
Günün koşullarına uyum sağlanamıyor, aradan geçen bunca zamana rağmen öngörüde bulunamıyor, beceremiyorsanız, bırakıp gideceksiniz.
Öyle topu taca, auta atmak, başkasının kucağına vermek de yok. Yeterli tedbirin alınmamış olmasının ya da beceriksizlikten kaynaklı baş edememenin izahı, ‘40-50 yılın hiç yaşanmayan olayı ile karşı karşıyayız’ demek midir?
*
Voltaire ne demiş;
‘Sıradan hırsız paranızı, cüzdanınızı, bisikletinizi çalar. Politik hırsız ise geleceğinizi, hayallerinizi, bilginizi, gülümsemenizi çalar. İkisi arasındaki fark; sıradan hırsız sizi seçer, siyasi hırsızı ise siz seçersiniz.’
Sıradan hırsızın çaldıklarını unutmak, yerini doldurmak mümkün, ancak politik hırsızın çaldıklarının yerini doldurmak mümkün olmayabilir. Politik olanın çaldıkları şahsi değil, toplumsaldır, yarası derindir, iyileşmesi zaman alır. Ama iyileşir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum