Solcu kazandı, diyebilecek miyiz?

Brezilya’da seçim oldu, gazetelerde, medyanın farklı mecralarında atılan başlıklara bakıyorum;
‘Solcu lider kazandı’ diye net bir ifade var.
Ülke de büyük heyecan var.
Türkiye’de de benzer bir seçim olacak, diyelim ki iktidar gidiyor, kazananı medya ne şekilde duyuracak?
Mevcut durumla değerlendirelim.
Mevcut Cumhurbaşkanı muhafazakâr, muhalefet 6’lı masa, yüzde 60’ı da sağcı-muhafazakârlardan oluşuyor.
Böyle olunca değişim ile ilgili bir heyecan durumu da söz konusu olmuyor.
Başlıkta zayıf kalıyor.
‘Muhafazakâr lider kaybetti, muhafazakâr ağırlıklı masa kazandı!’
Diye bir başlık, ne ülkede ne de ülke dışında heyecan yaratacak bir başlık değil.
Ayrıca da çok uzun bir başlık olacağı için, ne sosyal medyada ne de TV ve gazeteler için kadraja oturacak bir başlık olmaz.
*
Türkiye’de sol tanımlamalara uyan kesimlerin toplam oyunun bugünkü koşullarda yüzde 50 ila 55’ler arasında olabileceği ihtimalini değerlendiriyorum. Selahattin Demirtaş gibi bir lider profilinin olması durumunda, yüzde 55’i garanti diye masaya koyabiliriz. Ayrıca, Brezilya’daki heyecandan çok daha büyük heyecanın yaşanabileceği konusunda kimsenin şüphesi olmasın.
*
Brezilya’da adaylar neleri savunmuş, bakalım;
Lula: Solcu, eski sendika lideri
Amazon yağmur ormanlarını daha iyi korumak için önlemler almayı
Gelir transferi projeleri yoluyla ülkedeki açlığı ortadan kaldırmayı
Bir çok ülkeyle ilişkileri yeniden kurmayı ve bölgenin liderliğini üstlenmeyi vaat etmiş.
Bolsonaro:
Sağcı, popülist, orduda yüzbaşılık yapmış eski milletvekili
Çoktandır bekleyen emeklilik reformunu yaptı ve devlette reform yapmayı hedefliyordu.
Toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili taleplere karşı çıkmayı ve ülkeyi Hıristiyanlık prensipleriyle yönetmeyi savundu.
Sıradan halkın silah edinebilme hakkına kavuşmasını sağlamayı vaat ediyordu.
*
Galiba o Başörtüsünün kanunla garanti altına alınması meselesine hiç girilmeyecekti.
Ya da bunun gibi, politik duruşu sağ kulvara doğru çekmektense sol kulvara yakınlaşmak, topluma solun dürüst imajı ile ülkenin yönetilmesi gerektiği gerçeğini kabul ettirmek mümkündü. Sağ-muhafazakâr kesimin 20 yıllık iktidarındaki yolsuzluklara, hırsızlığa, soyguna, talana karşı duyarlı hale gelen toplum, sol-sosyalist kesimin dürüstlüğünden, topluma ve ülkeye karşı sorumluluğundan söz etmeye başlamışken, ülkeyi yönetmeye soyunanların politikalarını bu minvalde geliştirememesine bir yorum yapamıyorum.
Kamyonu soldaki düzlüğe çekmek yerine sağdaki çamurlu yola sokmanın sıkıntılarını, iktidar değişse de uzun bir süre yaşayacağız. Olsun ona da razı olacağız, çünkü oda uzun sürmeyecek, onu da biliyoruz.
Sol-sosyal demokratlara olan güven ülkede kendiliğinden tesis oluyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.