NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Sur’da kamulaştırma!

Sur’da kamulaştırma!

Naci Sapan

Ne garip bir kent olduk, nasıl garip hale getirdiler, bu güzelim kentimi, Diyarbakır’ı.

Gelişmek güzeldir!

Kirlenmek, asla.

Deterjan reklamındaki temizliğe teşvik için haykırılan ‘kirlenmek güzeldir’ sloganının kapitalist izdüşümünden yola çıkarak kirletilen(hafıza, beyin, tarih olarak tabi ki) Diyarbakır hikâyesi, romanı yazmak, ne kadar müthiş olur, değil mi?

Neyse; ben yazar ya da romancı değilim, sadece düz bir gazeteciyim. Mevcuda uyan bir tarafım yok. Mevcut çok becerikli, internet bereketliler var. Önce gazeteci oluyorlar, sonra gazeteci-yazar, sonra hikâye ya da roman yazarı! Onlar yazsın.

**

Bu arada sur içi mağdurlarından sık mesaj alıyorum, ‘Sur da kamulaştırma adı altında rant dönmeye başladı, ne yapalım’ diye. Abartmıyorum, aynen böyle yazmışlar.

Ben de diyorum ki; bu rant işi Sur’da yeni başlamadı ki, yıkılırken başlamıştı. Tarihi evleri nasıl ucuza kapatır, sonra turizm amaçlı kullanırız, iddia edilen eski tarihi evlerdeki ‘gizli’ altınları nasıl çıkarırız’ diye bir hesabın olduğunu anlamamak için aptal olmak gerekiyor ki, hiçbir Diyarbakırlı bunu yutmaz, yutmadı da zaten. Diyarbakırlının sesi çıkmıyorsa durumun farkında olmadığından değil, gururundan ve asaletindendir. Olanı biteni sineye çeker, patlamaya kendisi karar verene kadardır sabrı. Böyle bir kenttir, sessiz muhalefetinin sırları surlarının taşlarında gizlidir. Her zaman toplu bir cevabı-mesajı vardır bu kentin.

**

Mesaj gönderenlere ayrı, ayrı bir şeyler yazmaya gerek duymadım, toplu halde duyulması için yüksek sesle buradan yazayım, sağır-sultan duysun istedim.

Ey sevgili Sur mağduru halkım; Öncelikle STK, açayım kendine Sivil Toplum Kuruluşu/örgütü/derneği, her neyse, diyen ne kadar kurum varsa, onlardan neden seslerinin çıkmadığının hesabını soracaksınız. Kentin değerlerine, bireylerine, tarihine, geçmişine, geleceğine neden-niçin sahip çıkmadıklarının hesabını sorarak, sahiplenmesini sağlayacaksın. Tabi ki, bazıları bu ranta ortak değil ise. Onu da gözden kaçırmayacaksınız.

STK’lar seçilenlerin ‘baba ocağı’ değil, oralar halkın ocağıdır. Halk adına, halkın sorunlarının çözüldüğü-giderildiği mecralardır. Siyasetten-paradan-kişisel hırs ve ranttan uzak kurumlardır STK’lar ve oralarda görev yapanlar. Validen, emniyet müdüründen, jandarma komutanından, devlet erkini elinde bulunduran iktidardan korkan STK’lar, istedikleri kadar popülist beyanlarda bulunsunlar, halkın sorunlarını çözemezler, sadece pansuman ederler, onun da sınırları vardır.  Öyle olmayan STK’ları saygıyla-sevgiyle ayırıyorum.

Sorunların çözümü örgütlü birliktir, örgütlü muhalefettir.

Sanırım derdinize karşılık derdimi anlatabildim.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
NACİ SAPAN Arşivi
SON YAZILAR