Vatandaşı ekmeğe mahkûm etmek!

Her şey bir tarafa ekmek fiyatları Türkiye’nin bütün coğrafyalarında tartışma konusu. Fırınlarda şimdiye kadar hiç tanık olmadığımız, hatta hiç öngörmediğimiz kuyrukların özellikle büyük kentlerde oluşmaya başladığını görmek, sıkıntılı günlere işaret ediyor.
Buğday deposu bir ülke iken, Çin’den daha fazla buğday ithali gerçekleştiriyoruz. Meksika’dan bile buğday ithal ediyorsanız, un fabrikalarından, fırıncıdan düşük fiyata un ve ekmek satmasını isteyemezsiniz.
Çiftçiyi, ülkeye yetecek kadar buğdayı yetiştirmesi için destek vermediğimizde, düşük üretime mahkûm olmaktan başka da yapılacak bir şey kalmıyor. Şu an içinde bulunduğumuz mevcut durum bile çok iyi günlerimiz gibi görünüyor.
Kış kendini göstermeye başladı. Kış aylarının her anlamda çetin geçeceğine işaret ediliyor. Uzmanlar, ekonomistler; döviz karşısında Türk parasının değer kaybetmesi, bununla beraber iğneden ipliğe her şeyin ağır zamlarla buluşmasının dayattığı yaşamın artık çekilmez hale geldiğini görüyoruz. Bu anlamda bütün kesimler rahatsız, moralsiz.
Gelir ile gider arasındaki ciddi dengesizliği hayat şartlarına uyarlamak artık çok zor. Sihirbazlık gerektiren bir durumla karşı karşıyayız.
Vatandaşın sihirbazlık gibi bir yeteneği yok.
Sihirbazlar iktidarın çevresinde dolanıyor. Bütün okus pokuslar o çevrede dönüyor. 3-5 maaş, dolarla maaş, Euro ile maaş gibi okus pokuslara bizim aklımız ermiyor.
Onlara göre; her şey çok iyi, hiçbir sıkıntı yok. Her evde araba var. Asgari ücret geçim için yeterli bir rakam. 84 milyon nüfuslu bir ülkede rahat yaşayan bir kesimin olması elbette doğal.
Asıl sıkıntı; sıkıntı içinde yaşayan büyük çoğunluk. Ülkenin geleceği onların mutluluğu ve mutsuzluğu üzerinden yürür. İşte, önemli olan o çoğunluktaki yurttaşlar topluluğunun sesine kulak vermektir. Özellikle de ekmeğine dokunmamak lazım ki, onlar üzülmesin, sıkılmasın, kızmasın.
Ülkenin temeli bu yurttaş topluluğudur, o okus pokusçular değil.
Cebinde Türk lirası olanı ekmeğe muhtaç eden bir yönetim biçiminin, dolar, Euro zenginlerinin menfaatlerinin güzergâhında yol yürüyüşü Milli olmadığı gibi insani değil, İslami ise hiç değil.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.