ACILARDAN KAÇIŞ DİYALOGLARI VE ANEKDOTLAR! (3)

ACILARDAN KAÇIŞ DİYALOGLARI VE ANEKDOTLAR! (3)
Bir hocamız, BAŞA GELEN EN GÜZEL ŞEY, dedi. Daha lafını tamamlamadan Mesut Hoca, gözlerimin içine bakarak SAÇTIR dedi.
Ejder Hoca arabayla geri geri üzerime gelirken, ben de kurtarırım diye direksiyonu kırdım ve çıktım. Ejder Hoca’nın arabasına arkadan çarptım. Ejder Hoca’nın arabası yeni ve sağlam. Ona bir şey olmadı. Benim külüstür arabaya olan oldu. Salih Hoca ‘’İyi ki Aydın Hoca’ya çarpmamışsın.’’ dedi. Hasan Hoca da: ‘’Ya Aydın Hoca’ya bir şey olsaydı, onun yedek parçası da yoktur.’’ dedi.
 
o amansız gözleridir
yüreğimi hallaç pamuğu gibi dağıtan
o katil gözleri...
 
VE AŞK SARPA SARINCA
 
ilkokul çocukları gibi defterim kalemim önümde
ödevim sensin
oysa ne hazırlıklar yapmışım ben, bilemezsin
kızım, sen bitirme tezim mi olacaksın ne
kederimden ölmek üzereyim
 
senin “sayende” güzelim, senin “sayende”
aşk sarpa sardı
yüreğim yitirdi kalabalıklığını
 
pervasızsın, her sevgisiz insan gibi
kızım, sen nasıl oluyor da öldürüyorsun beni
helal olsun
 
sultan “çok kişiye acı çektirdin
hak etmişsin, öldürsün seni” diyor
şaşıp kalıyorum
 
 
sultan, güzel kardeşim, belki bilirsin
ben, en krallarının suratını dağıttım
en kraliçelerinin de yatağını
yirmi kişiye birden saldırdığım oldu
ama ben kimseyi öldürmedim, öldürmem de
ama bu gerçekten öldürüyor beni
 
sevgili kardeşim, belki bilmezsin
ben sadece aşka yenildim, aşka yenildim
allah kahretsin
 
kim ne derse desin
sevgiye asla ihanet etmedim, etmem de
ve bu en güzel aşka asla
AYDIN ALP
 
AŞKLA VURULAN CEM YAYINEVİ 1996
RUHLAR MAHŞERİ (TOPLU ŞİİRLER ) JJ YAYINLARI 2015
 
Abdullah Hoca anlatıyor. Bizim köylü hacca gidiyor. Eski yıllar, otobüslerine tren önden çarpıyor. Öndekiler ölüyor. Bizim köylü arkada olduğundan kurtuluyor; ama boynu tutmuyor! Sağa sola çeviremiyor boynunu! Ve annesi sürekli: ‘’Oğlum baban mı hacca gitmişti* Anan mı hacca gitmişti* Hacca gitmek, sana mı kaldı*’’ diye başına kakıyormuş!
Sevgili Moğol Kardeşim anlatıyor. Mustafa adında çok sevdiğimiz bir abimiz vardı. Sempatik, esprili ve yufka yürekliydi. Sabah fırından üç ekmek aldı. Biz de yanındayız. Dört köpek, ona doğru geldi. Bir ekmeği parçaladı ve köpeklerin ortasına bıraktı. Köpekler ekmeğe üşüştüler ve kendi aralarında da hırlaşmaya, havlamaya başladılar. Mustafa Abimiz birden köpeklere bağırdı: Durun kardaşlar! Kavga etmeyin! Sonra beni şahit gösterirler, dedi. Biz kahkahadan kırıldık!
Arkadaşlar Öğretmenler Odası’nda kripto parayı, Bitcoin’i konuşuyorlardı. Ben, bütün öğretmenleri kumarbaz yaptılar, dedim. Salih Hoca da, Aydın Hoca’mız sadece gerçek koyunları (sözcük oyunu yapıyor burada!) biliyor, dedi. Ben de öğretmen arkadaşlara, koyun yerine konanlar artık biziz, dedim.
Tülay Hoca, ‘’Ben merdivenlerden inerken öğrencinin biri bana bir matematik sorusu gösterdi. Ben İngilizce hocasıyım, dedim. Öğrencimiz bana, matematik hocamız bize İngilizceyle matematik birbirine benzer demişti. Ondan soruyorum.’’ (ARDI VAR)
Toplum olarak çok daraldık! Soluklanabileceğimiz özgür günlere diyorum. AYDIN ALP

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.