Bir Devlet Adamı, Bir Siyasetçi, Bir Diyarbakır Sevdalısı: Abdülkadir Aksu

1940’lı yıllar…
Eyvanlı bir Diyarbakır evini düşünün…
Geniş bir avlu…
Bazalt taşından yapılmış duvarlar…
Ortasında bir su tulumbası…
Çocuk seslerinin eksik olmadığı bir hayat…
İşte Abdülkadir Aksu’nun hikâyesi böyle bir evde başladı.
1944 yılında Diyarbakır’ın Mardin Kapı semtinde dünyaya geldi.
Çocukluğu Sur içinin dar sokaklarında,
mahalle kültürünün güçlü olduğu yıllarda geçti.
Cumhuriyet İlkokulu’nda,
ardından Ziya Gökalp Lisesi’nde okudu.
1962 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazandı.
Mülkiye…
Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olacak birçok ismin yetiştiği bir okuldu.
Abdülkadir Aksu da bu isimlerden biri oldu.
Eğitimini tamamladıktan sonra yeniden doğduğu topraklara döndü.
Kaymakam adayı olarak başladığı görev yolculuğu,
yıllar içinde Türkiye’nin dört bir yanına yayıldı.
Kaymakamlık,
valilik
ve emniyet teşkilatının çeşitli kademelerinde görev yaptı.
1985 yılında “Yılın Bürokratı” seçildi.
Daha sonra siyasete girdi.
Milletvekilliği,
İçişleri Bakanlığı
ve GAP’tan Sorumlu Devlet Bakanlığı görevlerinde bulundu.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en uzun süre görev yapan İçişleri Bakanlarından biri olarak önemli sorumluluklar üstlendi.
Ancak Diyarbakır ile bağını hiçbir zaman koparmadı.
Çünkü halis muhlis bir Diyarbakır beyefendisiydi.
Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı.
Bugün de DİTAV’ın Onursal Başkanıdır.
Onun hikâyesinde yalnızca siyaset yoktur.
Aynı zamanda devlet tecrübesi,
memleket sevgisi
ve güçlü bir Diyarbakır aidiyeti vardır.
Bu,
Mardin Kapı’daki bir Diyarbakır evinden başlayıp,
kaymakamlıklardan valiliklere,
bakanlıklardan devlet yönetiminin üst kademelerine uzanan uzun bir yolculuğun hikâyesidir.
Ve doğduğu şehrin adını hiçbir zaman unutmayan bir Diyarbakırlının hikâyesidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.