Bir Sanatçı, Bir Sunucu, Bir Diyarbakır Kadını: Pınar Karakoç Ayhan

“Çocuklar ağlamaz büyükler anlaşsa…”
Yıl 2000…
Türkiye o gece Eurovision heyecanını yaşıyordu.
Sahnede genç bir kadın vardı.
Yıllar önce Diyarbakır’da doğmuş bir sanatçı…
Söylediği şarkı yalnızca bir yarışma şarkısı değildi.
Barışı,
umudu
ve birlikte yaşama arzusunu anlatıyordu.
O gece sesi Stockholm’den milyonlarca insana ulaştı.
Ve ilk kez,
Diyarbakırlı genç bir sanatçının adı bütün Türkiye tarafından duyuldu.
Belki de o an,
Diyarbakır’da başlayan bir hikâye dünyanın en büyük sahnelerinden birine ulaşıyordu.
1972 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde dünyaya geldi.
Çocukluğu ve gençliği Ankara’da geçti.
Ankara Özel Yükseliş Lisesi’nin ardından Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu.
Üniversite yıllarında başlayan müzik yolculuğu kısa sürede profesyonel bir kariyere dönüştü.
TRT ekranlarında program solisti,
sunucu
ve yapım ekibi üyesi olarak görev aldı.
Ancak yolculuğu yalnızca müzikle sınırlı kalmadı.
Kültür,
tarih
ve sanatı bir araya getiren çalışmalara yöneldi.
“Orada Duruverseydi Zaman”,
“Kemâl”,
“Hatırla”
ve “Mızrak Duruşlu Kadınlar” gibi projelerle tarihimizin önemli hikâyelerini sahneye taşıdı.
Çünkü ona göre kültür,
yalnızca geçmişi hatırlamak değil,
geleceğe aktarmak demekti.
Sanat çalışmalarını sosyal sorumluluk projeleriyle de birleştirdi.
Farkındalık Korosu,
Tohumluk Vakfı
ve birçok sivil toplum kuruluşunda aktif görev aldı.
DİTAV bünyesinde de çalışmalar yürüttü.
Pınar Karakoç Ayhan’ın hikâyesi yalnızca bir sanatçının hikâyesi değildir.
Bu,
Diyarbakır’dan başlayıp,
müziğe,
televizyona,
kültüre
ve sosyal sorumluluk çalışmalarına uzanan çok yönlü bir hayat hikâyesidir.
Ve aynı zamanda,
doğduğu toprakları unutmadan üretmeye devam eden Diyarbakırlı bir sanatçının hikâyesidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.