Diyarbakır CHP ve beklentiler!

Diyarbakır CHP’de olan bitenlerden kim/kimler ne umuyor, ne ummak istiyor, beklentileri nelerdir? Eski tarz siyaset yapanlar halen ‘kalabalık’ görüntülerle ‘Güçlü’ imajı modelini sürdürmeye çalışabilir, ancak, ikinci yüzyılın siyaset tarzının bu olmadığını anlamak lazım diye düşünüyorum.

Eski tarz, siyaset piyasasında hala iş yapıyor mu?

Doğrusu yer, yer, zaman, zaman geçerli olduğu alanların varlığına tanıklık ediyoruz.

Ekmek, köfte meselesi şimdilik kaydıyla hala geçerli bir tarz olduğu için, kendine göre taraftar toplayan bir duruma da hitap ediyor.

Böyle olunca da, partiyi bekçisiz bostan olarak görenler, görmek isteyenler, pervasızlıklarını Sosyal Demokrat Partinin sınırları içinde hâkim kılmaya çalışıyorlar.

Normalde olmaması gereken bir kayyum atamasıyla yönetilmeye çalışılan Diyarbakır örgütünün sıkıntıları nasıl giderilir, şu an bilemiyoruz, ancak, en kısa sürede genel merkez kararıyla bir çözüme ulaştırılmasının kaçınılmaz olduğunu söyleyebilirim.

Kayyum son mahkeme kararıyla örgütü kongreye hazırlayacak, ancak, sorunun kongre ile çözülme ihtimali de görünmüyor.

Çünkü herkesin birbiriyle kavgası, hesabı var.

Kim/kimler seçilirse seçilsin, karşılarında diğerleri olacak!

El altından ‘kuyular’ ve ‘hendekler’ kazılmaya devam edilecek.

Kavganın, gürültünün içinde olanlar, birbirlerine düşmanlık besleyenler zorla yönetimlerde var olma iddialarından vazgeçmeli, kendilerini de partiyi de toparlayacak birilerinin önünü açmalıdırlar.

Yoksa, şimdiye kadar olduğu gibi ‘küçük olsun benim olsun’ anlayışının hakimiyetinde seçime gidilir, böyle olunca da küçük ve güdük kalınır, hayal edilen o 1 milletvekili de ‘hayal’ olur.

Seçim tarihi yaklaşıyor, Diyarbakır gibi önemli bir kentte CHP, kişisel hesapların kurbanı olarak yere yatırılmış, aynı zamanda boğazına bıçak dayatılmış, son sözleri soruluyor gibi bir kıvamda tutuluyor.

Sorulduğunda, herkes partinin iyiliği, geleceği için mücadele verdiğini söylüyor.

Ne kadar inandırıcı?

Onu da kısa zaman içinde görüp anlayacağız.

Bu yazdıklarıma taraflar karşı çıkabilir, haksızlık yaptığımı düşünebilirler, ancak, gerçek bu. Yazım dikkatli okunursa, hatta iki defa arka arkaya okunursa, birileri satırlar arasında kendilerini görebilir, bana da hak verirler. Siyaset sosyolojisini yalın bir dille anlatmaya çalışıyorum ki, kin, nefret ve öfkelerden arınalım, hem partinin hem de ülkenin geleceğine katkı sunalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.