Ali Haydar Üzülmez

Ali Haydar Üzülmez

EKSİK OLAN

EKSİK OLAN

Bir varmış, bir yokmuş;

Deyip söze soru ile başlayayım.

Tekrar döndük başa:

Kürtler var mıdır?

Vardır.

Kürtlerin kendi özgün dilleri var mıdır?

Vardır.

Kürtlerin kendi tarihleri ve kültürleri var mıdır?

Vardır.

Kürtlerin yüzyıllardır üzerinde yaşadıkları kendi toprakları var mıdır?

Var, üstelik yüzyıllar değil, binyıllardır. Kürtlerin yaşadığı bu topraklara da 13. yüzyıldan beri Kürdistan denilmektedir.

Peki tüm bunlar Kürtleri bir millet yapıyor mu?

Yapıyor, ama eksik yapıyor!

Peki, eksik olan ne?

Eksik olan: Kürtlerdeki duygu birliği, yani millet olma bilincinin eksikliği.

Konumuz bu. Bunun üzerinde duralım istedim.

Yine soru ile devam edelim.

Neden Kürtlerde duygu birliği ve millet olma bilinci eksik?

Size onlarca neden sıralayabilirim; ama bana göre bu konuda iki neden öne çıkıyor.

Bunlardan biri, bölge kavim/devletlerin inanç üzerinden ve yüzyıllardır, bizzat Peygamber Muhammed üzerinden yürüttüğü psikolojik savaş ve kara propaganda. Örneğin:

“Bazı düşünürler de ‘Kürtler, Allah’ın üzerinden perdeyi kaldırdığı bir cin topluluğudur’ demişlerdir. Bazı tarihçiler de cinlerin, Havva’nın kızlarıyla evlendiklerini ve onlardan Kürtlerin doğduğunu öne sürmüşlerdir.” (Şeref Han, Şerefname, Kürt Tarihi, 3. Baskı, Hasat Yayınları, s. 19)

Bir milleti şeytanlaştırma ancak bu kadar olur!

İslamiyet’in açılım ve çağrı yıllarında, Hz. Muhammed makamına değişik bölgelerden gelen heyetleri kabul eder. Güya bu heyetlerden biri de Kürtlerin heyetidir. Şerefname’de kabul edilen Kürt heyeti şöyle anlatılır: “Kürt büyüklerinden ve ileri gelenlerinden Buğduz adlı bir kişi vardı; kendisi çirkin görünümlü, kaba, kati kalpli, ele avuca sığmaz bir kişiydi. Çirkin görünüşlü, iri yapılı bu elçi, Peygamber’in gözüne görülünce Peygamber’in canı sıkıldı ve ondan şiddetle nefret etti. Elçiye, kabilesi ve mensup olduğu soy sorulunca, Kürt toplumundan olduğu cevabı verildi. (Yıllardır Kemalist Atatürkçüler ve Türk ırkçı, milliyetçiler de aynı benzetmeyi ve aşağılamayı yapageldi) İşte o zaman Peygamber Kürtlere beddua ederek şöyle dedi: ‘Yüce Allah bu topluluğu, kendi arasında ittifaka ve birleşmeye muvaffak etmesin; yoksa, birleştikleri taktirde, onların elleriyle dünya yok olur.’” Kitapta bu yazının altına not düşülmüş ve “bu hikaye tamamen uydurmadır, söylentiden ibarettir” denir.( Şeref Han, Şerefname, Kürt Tarihi 3. Baskı, Hasat Yayınları, s. 24 ve 25)

Hadise bu. 16. yüzyılda yazılmış ve 6. yüzyıla kadar götürülmüş bu metin, tamamen psikolojik savaş ve kara propaganda amacı taşır; görüldüğü gibi Kürtlerin birlik olmaması için Peygamber bile nefret aracı olarak kullanılmıştır. Bana göre günümüze kadar süren bu uzun süreli propaganda, Kürtlerde kendilerine güvensizlik yaratmıştır.

Tarih boyunca inanç olayı Kürtler üzerinde hep siyasi ve psikolojik bir araç olarak kullanılmıştır. Bugün de bu araç, karşı güçler tarafından hâlâ etkili şekilde kullanılmaktadır.

Diğer neden ise, birinci nedene bağlı( iç içe) olarak Kürt siyaset ve aydınlarının sürekli yakınma ve mazeret üretmeleri, kendi siyasi ve tarihleriyle yüzleşmemeleridir.

Biz millet olarak neden bu durumdayız?

Neden yeryüzünde 50 milyonluk bir halk olarak bir tek bizim devletimiz yok, hatta hukuki olarak kimi parçalarda kimliğimiz/varlığımız yok? Bizde eksik olan nedir?

Neden tarih boyunca hep başkaları için savaştık ve bu gün de savaşıyoruz?

Bu durum nereden ve neden kaynaklanıyor?

Biz nerede hata yapıyoruz?

Gibi soruları ciddi bir şekilde sorma ve sorgulama eksikliğidir.

Kürt siyasetçileri ve aydınları sorunu dışarıda değil, kendilerinde aramalı; kendi eksiklikleriyle yüzleşerek gerekeni yapmalıdır.

Dağınıklık Kürtlerde duygu birliğinin eksikliğine yol açıyor. Bu da Kürtlerin topluca hareket etmesinin önünü kesiyor.

Bugün eksik olan, Kürtlerde duygu birliğinin cılız olmasıdır; bu da vatana sahip çıkma ve millet olma bilincinin eksikliği demektir.

Duygu birliği; millet olarak acıyı ve sevinci birlikte yaşamak, paylaşmak demektir. Kürtlerde bu eksik; hem de fazlasıyla eksik. Her parçada her lider kendi düşüncesini ileri sürüyor ve “benim dediğim doğrudur” diyor. Bu durum, doğal olarak Kürtlerin değil, başkalarının işine yarıyor. Haliyle ortak çıkar ve duygu birliği de eksik oluyor.

Son Suriye’deki olumsuz gelişmeler de bunu açıkça gösterdi. Ne zaman ki tüm Kürtler ayağa kalktı (duygu birliği ve siyasi birliğe yöneldi), kötü gidişat geçici olarak durduruldu; bir anlamda dondu. Sorun devam ediyor.

İran-ABD/İsrail savaşı şiddetle devam ediyor. Tüm bölge halkları ve özellikle Kürtler için tarihi bir durum bu. Kürtler, isteseler de istemeseler de bu savaşın bir parçası. Belki de kötü talihini yenmek için tarihi bir fırsat.

Dünyanın gündeminde şu sıralar İran-ABD/İsrail savaşı var. Bu savaş yalnızca İran Kürtlerini ilgilendirmiyor; tüm Kürtleri ilgilendiriyor. İşte Kürtlerin millet olarak ortaya çıkması için tarihi bir fırsat daha!

Gereksiz tartışmaları ve bölünmeleri Kürt siyasi ve aydınları bir yana bırakıp her alanda birlik olmalıdır. Unutulmamalı Kürtleri içinde bulundukları olumsuz durumdan kurtaracak olan yine Kürtlerdir.

Kürtlerin içinde bulunduğu durumu şöyle de örnekleyebilirim: Tek başına tespih taneleri bir anlam ifade etmez. Ne zaman ki bu taneler bir ipe dizilir ve başlarına bir imame eklenirse, o zaman tespih olur ve inançlı Müslümanların elinde işlev kazanır.

Bu örneği, Kürtlerin dağınıklığı için verdim. Her parçada küçük büyük onlarca Kürt hareketi/partisi var; ancak kendi başlarına çok fazla anlam ifade etmiyor. Ne zaman ki, tıpkı tespih taneleri gibi, Kürdistan ve Kürtlük davası etrafında birleşirler ve kendi başlarına lider veya yönetimi kendileri seçip atarsa, o zaman tüm Kürtler için bir anlam ifade eder.

Yanılıyor muyum? Sanmıyorum.

Sözün özü: Kürtler, kendileri için birlik olmalı ve birlikte hareket etmelidir. Bu tarihi fırsattan yararlanmasını bilmeli. Büyük laflara, olmayacak hayallere veya karmaşık stratejilere gerek yok. Kürtler kafa kafaya verip kendi çıkarlarını gözetmelidir. Kendisi perişan bir durumdayken başkalarını kurtarma söyleminden vaz geçmeli. Bu da bencillik değil; doğru olandır! Gereksiz ego zararlıdır.

Kürt siyasi lideri ve aydınları, Kürt ve Kürdistan için kendi olanak ve konumlarından birlik için fedakârlık yaparlarsa, o zaman Kürtlerde duygu birliği ve millet olma bilinci hızlı bir şekilde gelişir, bu tarihi fırsattan da yararlanarak yüzlerinin akı ile çıkarlar. Kürtler, hasretle liderlerinden bunu beklemektedir.

Kürtleri yok sayan ve uyguladığı katı Türkçülük ideolojisi ile Kürtlerin yüzyıllardır çektiği çileye neden olan lider, özgürlük ve bağımsızlık için şunu söylüyor:

“Bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın doğup yaşayabilmesi, o milletin özgürlük ve bağımsızlığa sahip olmasına bağlıdır.” (Mustafa Kemal Atatürk, İşte İnsan, Azra Erhat, Can Yayınları, s. 195)

Kürtler de diğer milletler gibi özgür ve bağımsız olmalıdır. Bunun için, ulusal birlik tarihi bir zorunluluktur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ali Haydar Üzülmez Arşivi
SON YAZILAR